Ödeme emrine itiraz edilebilmesi için kanunda aranılan şartların mevcut olması gerektiği hakkında.
9. Daire 2000/2770 E. , 2002/3957 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2000/2770 Karar No: 2002/3957 Temyiz İsteminde Bulunan : … Karşı Taraf : Karadeniz Vergi Dairesi Müdürlüğü /TRABZON İstemin Özeti : Yükümlü şirketten 1996/Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs dönemleri için salınan kusur cezalı katma değer vergilerinin tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden yükümlü şirketin ihtilaf konusu dönemlere ait katma değer vergisi beyannamelerini vermemesi üzerine adına re'sen kusur cezalı katma değer vergilerinin salındığı, ihbarnamelerin yükümlü şirketin bilinen adreslerine tebliğ edilememesi üzerine tebligatın ilanen yapıldığı, yükümlü şirket tarafından tarhiyata karşı açılan davaların süre yönünden reddedilmesi üzerine tarhiyatın kesinleştiği, bunun üzerine dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiğinin anlaşıldığı, olayda işi terk bildirimi bulunmayan yükümlü şirketin faal olmadığı yönündeki iddiasının ancak tarhiyat aşamasında ileri sürülebileceği, kaldı ki tarhiyatın kesinleştiği gerekçesiyle reddeden … Vergi Mahkemesinin … tarih ve … sayılı kararının; ihtilaf konusu dönemde faaliyetlerinin bulunmadığının idarece saptandığı, bu durum "böyle bir borçlarının olmadığı" şekline değerlendirilmesi icabettiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz istemenin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı …'ün Düşüncesi : Uyuşmazlıkta, 1996 yılı Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs dönemlerine ait katma değre vergisi beyannamelerini vermeyen yükümlü şirket adına takdir komusyonunca re'sen takdir edilen matrah üzerinden tarhedilen kusur cezalı katma değer vergisi ile hesaplanan gecikme faizinin tahsili için düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı reddeden mahkeme kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Dosyanın incelenmesinden, yükümlü şirketin bilinan adresinde mahalle muhtarı nezdinde 1.11.1995 ve 6.11.1996 tarihinde yapılan yoklamalarda "şirketin faaliyatinin bulunmadığı, adresten uzun zaman önce ayrıldığı, şirket yetkilileri ile irtibat kurulamadığı" hususlarının tespit edildiği, daha sonra şirket adına takdir komisyonunca ihtilaflı dönem için re'sen takdir edilen matrah üzerinden cezalı tarhiyat yapıldığı, ihbarnamelerin bilinen adreste tebliğ edilememesi üzerine ilanen tebliğ yapıldığı, kesinleşen kamu alacağının tahsili için dava konusu ödeme emrinin tanzim ve tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 58.maddesinde, kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek itiraz edebileceği belirtilmiştir. Olayda, yükümlü şirketin ihtilaflı dönemde ticari faaliyetinin bulunmadığının yoklma ile tespit edilidği, idarece aksi yönde bir iddia ve tespit bulunmadığı, ayrıca dava konusu ödeme emri ile tahsil edilmek istenen cezalı tarhiyatın dayanağı takdir komisyonunca da ...