Vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemleri bulunmayan mükelleflerin de katma değer vergisi beyannamesi verme mecburiyetlerinin olduğu hk.
Danıştay 9. Daire E. 1997/245 K. 1998/543 T. 12.2.1998 KDV BEYANNAMESİ VERME ZORUNLULUĞU VERGİLENDİRME DÖNEMİNDE VERGİYE TABİ İŞLEMLERİ BULUNMAYAN MÜKELLEFLERİN DE KATMA DEĞER VERGİSİ BEYANNAMESİ VERME MECBURİYETLERİNİN OLDUĞU HK. 3065/md. 40 213/md. 30 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Yükümlü tarafından 1994 yılı Mart dönemine ait katma değer vergisi beyannamesinin beyana çağrı yazısı üzerine verilmesi nedeniyle takdir komisyonu kararına dayanılarak tarh olunan kaçakçılık cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 30/1. maddesi uyarınca beyannamenin kanuni sürenin sonundan başlayarak 15 gün geçtiği halde verilmemiş olması halinin re'sen takdir nedeni olduğu, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinin 3. bendinde herhangi bir vergilendirme döneminde vergiye tabi işlemleri bulunmayan mükelleflerin de beyanname vermek zorunda olduklarının hükme bağlandığı, olayda tarh dönemi katma değer vergisi beyannamesinin süresinde verilmediği sabit bulunduğundan dönem matrahının takdir komisyonunca tespit edilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı, öte yandan yükümlünün iddialarının araştırılması amacıyla mahkemelerince verilen ara kararı ile defter ve belgelerin istendiği, yapılan inceleme sonucu, tarh döneminde ödenmesi gereken katma değer vergisinin bulunmadığı, sonraki döneme devreden 5.785.055.- lira katma değer vergisi bulunduğunun tespit edildiği, diğer taraftan ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesinin süresinden sonra verilmesi nedeniyle kesilen usulsüzlük cezasının dava açılmadan kesinleştiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle kabul ederek cezalı tarhiyatı terkin eden ... Vergi Mahkemesinin 16.9.1996 tarih ve E.1994/1231, K.1996/748 sayılı kararının; ilgili dönem katma değer vergisi beyannamesi süresinden sonra beyana çağrı üzerine verildiğinden takdir komisyonu kararına dayanılarak yapılan cezalı tarhiyatın yerinde olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Cevap verilmemiştir. Savcı ... Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi .... Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun vergi mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Temyiz edilen ... Vergi Mahkemesinin 16.9.1996 tarih ve 1996/748 sayılı kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbiris...