DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/03/2022 KARAR TARİHİ : 12/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından gönderilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 143. maddesi gereğince; Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve...
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/996 Esas KARAR NO : 2022/1019
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 18/03/2022 KARAR TARİHİ : 12/12/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından gönderilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun 143. maddesi gereğince; Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi hükmünden istisna olduğunu, davada, TBK M. 19 VE İİK 227 vd Maddelerine göre davalarda genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleri görevli olduğunu, bu nedenlerle, işbu davada görevli mahkemenin belirlenmesinde, İİK. M. 277 vd. Maddelerinin kıyas yolu ile uygulanacak olup, işbu davalarda Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, davalıların mal kaçırma riski bulunduğunu, temlik eden ------ ile imzalanan sözleşme hükümlerine uyulmaması üzerine------Esas sayılı dosyası ile borçlular -------aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu kredi alacağı/icra takip dosyalarının müvekkili------- temlik edildiğini, borcun tahsili amacı ile yapılan icra takipleri ve icra takip işlemleri kapsamındaki harici tespitlerinde borçluların krediyi kullandıkları tarihten bu yana birinci dereceden akrabalık bağı / organik bağ bulunan kişi adına kurdukları işletme ile nam'ı müstear ilişkisi kurmak suretiyle alacaklılardan mal kaçırdıklarının, perdeli şekilde davalı şahıs işletmesini kullanarak kredilerden faydalandıkları ve kurdukları iç ilişki ile borcun ödenmesi yollarını engellediklerinin tespit edildiğini, borçlu/davalılar --------alacaklılardan mal kaçırma saikiyle hareket ettiklerini,-------aracılığı ile ticari faaliyet esnasındaki işlerinin semerelerini başka bir kişiye/şirkete yaptırılmasını sağladıklarını, davalılar arasında organik ilişkiler mevcut olduğunu, uygulamada sıklıkla borca batık şirketlerin, alacaklıların takibinden kurtulabilmek amacıyla farklı şirket ve işletmeler adı ve çatısı altında faaliyetlerini sürdürdüklerinin görüldüğünü, borca batık şirketlerin ortaklarının aynı zamanda yeni şirket ve işletmeler kurduklarını, bu yeni oluşumun borca batık şirketle aynı iş kolunda faaliyetini sürdürmekte ve hatta aynı müşteri çevresi ile ticaret yaptığını, kardeş şirk...