Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili---- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ---- ile müvekkili şirketin --sektöründe faaliyet gösterdiği, tesislerinde ---- yaptığı, taraflar arası 11.06.2007 tarihinde ---üretim sözleşmesi imzalandığı, her yıl yenilenen sözleşmenin 2012 yılına kadar devam ettiği, davalı yanın 04.10.2012 tarihi itibarıyla müvekkili şirkete 296.545,84 TL borçlu olduğu, alacaklarının tüm ticari defterleri ve sair vesaik ile sabit olduğu, müvekkilinin davalı şirket aleyhinde icra takibinde...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2014/1483 Esas KARAR NO:2022/881
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/11/2014 KARAR TARİHİ : 27/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili---- Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ---- ile müvekkili şirketin --sektöründe faaliyet gösterdiği, tesislerinde ---- yaptığı, taraflar arası 11.06.2007 tarihinde ---üretim sözleşmesi imzalandığı, her yıl yenilenen sözleşmenin 2012 yılına kadar devam ettiği, davalı yanın 04.10.2012 tarihi itibarıyla müvekkili şirkete 296.545,84 TL borçlu olduğu, alacaklarının tüm ticari defterleri ve sair vesaik ile sabit olduğu, müvekkilinin davalı şirket aleyhinde icra takibinde bulunması, ödeme yapılacağına dair muhtelif tarihli şifahi taahhütlerle engellendiği ve sonrasında davalı tarafından ----esas sayılı dosyası ile iflas erteleme talebinde bulunarak ihtiyati tedbir kararı istihsal edildiği, davaya müvekkilince müdahil olarak iştirak edildiği ancak davalının iflas erteleme talebinin kabul edilerek 17/07/2014 tarihinde iflasın bir yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği, dava safahatı sırasında davalının müvekkili şirketin alacağının varlığı ve miktarına itirazının olmadığı, her ne kadar iflas erteleme kararı ile davalı aleyhine İcra ve İflas Kanunu'nun 179/b maddesi uyarınca icra takibi yapılması mümkün değilse de, Yargıtay örnek kararlarında da vurgulandığı üzere iflası ertelenen borçlu hakkında dava açılmasına engel bir hüküm olmadığı, İİK'nın 179/b maddesi borçlu hakkında -sayılı istisnalar dışında- takip açılamayacağını ve açılmış takiplerin duracağını hükme bağladığı, arz ve izah olunan sebepler muvacehesinde davanın kabulü ile 296.545,84-TL tutarındaki alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafım her ne kadar dava dilekçesinde müvekkilinin borca itirazının olmadığını, davaya konu borcu kabul ettiğini ileri sürmüş ise de bu husus maddi hakikate aykırı olduğu, davacının beyanın müvekkilinin borcun varlığını ikrar ettiği anlamına geldiği ortada olduğu, ikrarın niteliği ve koşulları, hangi beyanın ikrar niteliği taşıdığı izaha muhtaç bir durum olmadığı, 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesiyle birlikte, yürürlükten kaldırılan HUMK'ta kabul edilen mahkeme dışı ikrar'ın artık kabul edilmediği hukuk yargılaması sistemimizde soyut çıkarsamalarla müvekkilinin borcu kabul ettiğinin ileri sürülemeyeceği, müvekkilinin iflas davası sürecindeki beyanları ve savunmaları, iflas talep eden ...