İfadesine başvurulan kişilerin davacıya faiz ödedikleri konusunda herhangi bir beyanları bulunmadığı gibi, bu hususu tevsik edici nitelikte çek, senet, icra takibi bulunduğuna veya ipotek tesis edildiğine ilişkin tespit de olmadığından, danıştay içtihatlarına göre davacının tefecilik yaptığının kabul edilemeyeceği hakkında.
Danıştay 7. Daire E. 2007/3382 K. 2009/4213 T. 19.10.2009 TEFECİLİK İFADESİNE BAŞVURULAN KİŞİLERİN DAVACIYA FAİZ ÖDEDİKLERİ KONUSUNDA HERHANGİ BİR BEYANLARI BULUNMADIĞI GİBİ, BU HUSUSU TEVSİK EDİCİ NİTELİKTE ÇEK, SENET, İCRA TAKİBİ BULUNDUĞUNA VEYA İPOTEK TESİS EDİLDİĞİNE İLİŞKİN TESPİT DE OLMADIĞINDAN, DANIŞTAY İÇTİHATLARINA GÖRE DAVACININ TEFECİLİK YAPTIĞININ KABUL EDİLEMEYECEĞİ HAKKINDA. 2577/md. 49 Temyiz İsteminde Bulunan: Kaş Mal MüdürlüğüKaş/ANTALYA Karsı Taraf: ''''''''' İstemin Özeti : Faiz karşılığı ödünç para verme işinden elde ettiği kazancı beyan etmediğinden bahisle, davacı adına 2004 yılına ilişkin olarak re'sen salınan geçici vergiyi, gelir ve banka ve sigorta muameleleri vergilerini, kesilen vergi zıyaı cezasını ve belge düzenlememe nedeniyle Vergi Usul Kanununun 353'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasını; dosyada mevcut ifade tutanaklarının incelenmesinden, davacı hakkında 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanuna göre yapılan ön inceleme sırasında ifadesi alınan ''''..'un, evini yaptırırken 2001 yılının Şubat ayında davacıdan 60.000.- Amerikan doları borç aldığını beyan etmesi ve ifadesine başvurulan diğer şahıs ''''..'ın da davacı ile para alış verişlerinin olduğunu ancak bunun herhangi bir iş karşılığı ya da çıkar ilişkisine dayalı olmadığını beyan etmesi üzerine inceleme başlatıldığı; ''''.'un esas incelemede ifade değiştirdiği ve davacının Kalkan'da serbest muhasebeci olarak çalıştığı dönemde, kendisinin de aynı büroda çalışanlardan biri olduğunu, davacı ile aralarında ticari ya da akrabalık bağı olmadığını, davacının defterlerini tuttuğu şahıslardan kalan 1998 ve 1999 yıllarına ait alacakları, büroya getirenlerden tahsil edip 2001 ve 2002 yıllarında davacıya elden verdiğini; 2003, 2004 ve 2005 yıllarında tahsil ettiği alacakları ise davacının banka hesabına yatırdığını, ödeme yapanların ad, soyad, unvan ve adreslerini hatırlamadığını beyan ettiği; davacının ifadesinin de aynı yönde olduğu; '''''.'ın, davacı ile aralarında ticari ya da akrabalık bağı olmadığı, para alış verişinin de herhangi bir iş karşılığı ya da çıkar ilişkisine dayanmadığı, faiz veya başka bir ad altında fazladan para ödemediği yolunda ifade verdiği; davacının da bu şahıs ile 1990 yılından beri süre gelen dostluklarına dayalı para alış verişlerinin bulunduğu, karşılığında faiz ve benzeri bir menfaat sağlanmadığı yolundaki beyanı göz önüne alındığında, ifadesine başvurulan kişilerin davacıya faiz ödedikleri konusunda herhangi bir beyanları bulunmadığı gibi, bu hususu tevsik edici nitelikte çek, senet, icra takibi bulunduğuna veya ipotek tesis edildiğine ilişkin tespit de olmadığından, Danıştay içtihatlarına göre davacının tefecilik yaptığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle iptal eden Antalya Vergi Mahkemesinin 7.2.2007 gün ve E:2006/1128; K:2007/211 sayılı kararının; aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında önemli miktardaki paraların günün ekonomi...