Vergi mahkemesince verilen kararda gerekçesi usulüne uygun olarak belirtilmediğinden hareketle, kararın bozulması gerektiği hk.
Danıştay 7. Daire E. 2003/326 K. 2004/2807 T. 9.11.2004 KARAR GEREKÇESİ VERGİ MAHKEMESİNCE VERİLEN KARARDA GEREKÇESİ USULÜNE UYGUN OLARAK BELİRTİLMEDİĞİNDEN HAREKETLE, KARARIN BOZULMASI GEREKTİĞİ HK. 2577/md. 24 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... İstemin Özeti: Davacının, 2000 yılına ait indirimli orana tabi işlemleri nedeniyle indiremediği katma değer vergisinin iadesi talebinin, süresinden sonra olduğundan bahisle reddi yolundaki davalı idare işlemini; olayda, davacı tarafından süresinde verilen 2000 yılının Ocak ila Aralık dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerinde, temel gıda maddeleri imalatı nedeniyle yüklenilen ve indirimle giderilemeyen katma değer vergisinin, 2000 yılına ait katma değer vergisi düzeltme beyannameleri ile iadesi talebinde bulunulduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 21.10.2002 gün ve E: 2002/467; K: 2002/855 sayılı kararının; davacı adına tesis edilen işlemin yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'nun Düşüncesi: Gerekçesiz olması nedeniyle temyize konu mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddeye yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Kararlarda Bulunacak Hususlar" başlığını taşıyan 24'üncü maddesinde, kararlarda, kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesinin ve hükmün belirtileceği kuralı yer almıştır. Yargılama Hukukunda, yargı (hüküm), uyuşmazlığı çözmekle görevli ve yetkili yargı yerinin yargılama sürecinin sonunda ulaştığı "sonuç" tur. Yargı yerinin bu sonuca ulaşırken bir gerekçeye dayanması, hem Anayasamızda, hem de Yargılama Hukukumuzda yer alan ilkelerdendir. Gerekçe, yargıcın, çözümlemek durumunda olduğu uyuşmazlığa uygulanması gereken soyut hukuk kuralının saptanmasında, yorumlanmasında ve tüm ayrıntılarıyla ortaya konulup nitelendirilen maddi olaya uygulanmasında izlemiş olduğu yöntemi gösteren ve, bu özelliği sebebiyle, yargılamanın objektivitesi ile varılan yargının doğruluğu konusunda davanın taraflarına güven, üst yargı yerine de denetleme olanağı veren açıklamadır. Yukarıda sözü edilen ilke ile sağlanmak istenen amaç da, budur. Oysa, temyize konu kararda, mevzuat hükümlerine yer verilmesine ve olay hakkında açıklamalarda bulunulmasına karşın, mevzuatın yorumu ve açıklanan maddi olaya uygulaması yapılmaksızın, dava konusu işlemin kanun ve usul hükümlerine uygun bulunmadığı sonucuna varılmış...