Şirket adına kayıtlı herhangi bir mal varlığının tespit edilememesi nedeniyle, şirkete ait ödenmeyen vergi ve ceza borcu için kanuni temsilcisi adına düzenlenen ödeme emrinde yasal isabetsizlik olmadığı hk.
Danıştay 7. Daire E. 2002/3503 K. 2005/2410 T. 12.10.2005 KANUNİ TEMSİLCİSİ ADINA DÜZENLENEN ÖDEME EMRİ ŞİRKET ADINA KAYITLI HERHANGİ BİR MAL VARLIĞININ TESPİT EDİLEMEMESİ NEDENİYLE, ŞİRKETE AİT ÖDENMEYEN VERGİ VE CEZA BORCU İÇİN KANUNİ TEMSİLCİSİ ADINA DÜZENLENEN ÖDEME EMRİNDE YASAL İSABETSİZLİK OLMADIĞI HK. 213/md. 10 , 333 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vekili: Av. .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: .... ve Anonim Şirketinin Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık/1997 dönemlerine ait katma değer vergisi, kaçakçılık cezası, gecikme faizi ve karar harcının tahsili amacıyla, kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına tanzim ve tebliğ olunan ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; olayda, Şirket adına yapılan tarhiyata karşı açılan davanın Mahkemelerince reddedildiği, anılan karar üzerine idarece 2 no'lu ihbarnamenin düzenlenerek tebliğ edildiği, vadesinde ödenmeyen ve bu sebeple kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla Şirket adına düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davanın da, amme alacağının kesinleştiğinden bahisle reddedildiği, Şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırması sonucunda adına kayıtlı herhangi bir mal varlığının tespit edilememesi üzerine aciz fişi düzenlendiği ve amme alacağının Şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine de, Şirketin kanuni temsilcisi olan davacı adına ödeme emri düzenlendiği hususlarının anlaşıldığı; bu nedenle, Şirketten tahsil olanağı bulunmayan alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle reddeden .... Vergi Mahkemesinin 30.4.2002 tarih ve E: 2002/46; 2002/230 sayılı kararının; haklarında takibat yapılabilmesi için, vergi alacağının asıl borçludan tahsil imkansızlığının yeterli olmayıp, bu tahsilatın yapılamama nedenlerinin, kanuni temsilcinin vergi ödevlerini yerine getirmemesinden kaynaklanması gerektiği ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'un Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan mahkeme kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü geçen karar...