Muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, muhatabın bilinen adresinin yanlış veya değişmiş olması ve bu yüzden gönderilmiş olan mektubun geri dönmesi, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması, yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkan bulunmaması durumlarında, tebliğin ilan yoluyla yapılacağı hakkında.
Danıştay 7. Daire E. 2002/2522 K. 2004/448 T. 24.2.2004 İLANEN TEBLİGAT MUHATABIN ADRESİNİN HİÇ BİLİNMEMESİ, MUHATABIN BİLİNEN ADRESİNİN YANLIŞ VEYA DEĞİŞMİŞ OLMASI VE BU YÜZDEN GÖNDERİLMİŞ OLAN MEKTUBUN GERİ DÖNMESİ, BAŞKACA SEBEPLERDEN DOLAYI POSTA İLE TEBLİĞ YAPILMASINA İMKAN BULUNMAMASI, YABANCI MEMLEKETLERDE BULUNANLARA TEBLİĞ YAPILMASINA İMKAN BULUNMAMASI DURUMLARINDA, TEBLİĞİN İLAN YOLUYLA YAPILACAĞI HAKKINDA. 213/md. 101 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... İstemin Özeti: Davacının 1994/Kasım dönemine ati beyannamesini vermediğinden bahisle resen takdir olunan matrah üzerinden tarh edilen katma değer vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrini; olayda, davacının bilinen .... Sitesi .... Cad. No: ... ..... adresinde, ...... Limited Şirketinin bulunduğu ve muhatabın tanınmadığının, adı geçen şirketin temsilcisi ....'ın imzasıyla saptandığından bahisle, vergi ve cezaya ilişkin ihbarnamenin ilanen tebliği yoluna gidildiğinin; daha sonra, ödeme emirlerinin davacının ikametgah adresi olan .... Mah. .... Sok. No: .... .... adresinde, bizzat davacıya tebliğ edildiğinin anlaşıldığı; ödeme emri, davacının bilinen adresinde tebliğ edilebildiğine göre, ihbarnamenin de anılan adreste tebliğinin olanaklı bulunduğu; kaldı ki, ihbarnamenin tebliğ edilemediği belirtilen adresin, dava dilekçesinde belirtilmiş olması nedeniyle, Mahkemelerince anılan adrese tebligat yapıldığı; bu durumda, ihbarname usulüne uygun olarak tebliğ edilmeden kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 8.4.2002 gün ve E: 2001/1028; K: 2002/297 sayılı kararının; Vergi Usul Kanununun bilinen adres kapsamında kabul ettiği bütün adreslerinde tebligat yapılmak istenmesine rağmen tebligat yapılamayan davacının iyi niyetli olmadığı, hukuku kullanarak amme alacağının tahsilini engellemeye çalıştığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Bilinen adresler" başlıklı 101'inci maddesinde, bu Kanuna göre bilinen adreslerin; mükellef tarafından işe başlamada bildirilen adresler, adres değişikliğinde bildirilen adresler, işi bırakmada bildirilen adresler, vergi beyannamelerinde bildirilen adresler, yoklama fişinde tespit edilen adresler, vergi mahkemesinde dava açma dilekçelerinde ve cevaplarında gösterilen adresler, yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen adresler (ilgilinin tutanakta imzası bulunmak şartıyla), bina ve arazi vergilerinde komisyonlarca tahrir varakalarında tespit edilen adresler olduğu, mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak makama en son olarak bildirilmiş veya bu makamca tespit edilmiş olanının nazara alınacağı hükmü; anılan Yasanın "Tebliğin ilanla yapılacağı haller" başlıklı 103'üncü maddesinde, muhatabın adresinin hiç bilinmemesi, muhatabın bilinen adresinin yanlış veya deği...