İlan yoluyla tebliğ, mükellefin adresinin bilinmemesi halinde başvurulacak bir tebliğ şekli olduğundan, mükellefin adreste bulunmadığı usulüne uygun şekilde saptanmadıkça bu yolla yapılacak tebligatın hüküm ifade etmeyeceği, bu durumda usulüneuygun tebligat yapılmadan kesinleşmiş bir alacaktan söz edilemeyeceğinden ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmesinde isabetgörülmediği hakkında.
Danıştay 9. Daire E. 1999/4043 K. 2000/2268 T. 29.6.2000 TEBLİGAT İLAN YOLUYLA TEBLİĞ, MÜKELLEFİN ADRESİNİN BİLİNMEMESİ HALİNDE BAŞVURULACAK BİR TEBLİĞ ŞEKLİ OLDUĞUNDAN, MÜKELLEFİN ADRESTE BULUNMADIĞI USULÜNE UYGUN ŞEKİLDE SAPTANMADIKÇA BU YOLLA YAPILACAK TEBLİGATIN HÜKÜM İFADE ETMEYECEĞİ, BU DURUMDA USULÜNE UYGUN TEBLİGAT YAPILMADAN KESİNLEŞMİŞ BİR ALACAKTAN SÖZ EDİLEMEYECEĞİNDEN ÖDEME EMRİ TANZİM VE TEBLİĞ EDİLMESİNDE İSABET GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA. 213/md. 94 Temyiz İsteminde Bulunan : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... Gıda Ürünleri Ltd. Şti. İstemin Özeti : 1992 yılına ait katma değer vergisi borcunun tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, aynı döneme ilişkin olarak düzenlenen ödeme emirlerinin dava konusu yapıldığı, Mahkemece; vergi ve ceza ihbarnameleri şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden kesinleşmeyen vergi ve cezalar için ödeme emri tanzim ve tebliğ edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verildiği, bu defa aynı döneme ait vergi ve cezaların tahsili için önceden ilanen de tebligat yapıldığından bahisle vade tarihleri değiştirilerek yeniden ödeme emri düzenlendiği ve şirket müdürüne tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, davalı idare tarafından her ne kadar ihbarnamelerin yükümlünün adresinde tebliğ edilmemesi nedeniyle ilanen tebliğ yoluna gidildiği, kamu alacağının bu şekilde kesinleştiği iddia edilmekte ise de 20.4.1999 tarihli ara kararına gönderilen cevapta ilanen tebliğ yoluna gidilebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşıldığından bu iddiada isabet görülmediği, ayrıca ödeme emirlerinin şirket Müdürü ....'a tebliğ edilebildiği, ancak ihbarnamelerin tebliğ edilemediği iddiasına da itibar edilemeyeceği, ilan yoluyla tebliğ, mükellefin adresinin bilinmemesi halinde başvurulacak bir tebliğ şekli olduğundan, mükellefin adreste bulunmadığı usulüne uygun şekilde saptanmadıkça bu yolla yapılacak tebligatın hüküm ifade etmeyeceği, bu durumda usulüne uygun tebligat yapılmadan kesinleşmiş bir alacaktan söz edilemeyeceğinden ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kabul ederek ödeme emrini iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 28.5.1999 tarih ve 1999/526 sayılı kararının; tarh edilen vergi ve kesilen cezalara ilişkin ihbarnamelerin ilan yoluyla tebliğ edilmesi sonucu kesinleşen kamu alacağının ödeme emri ile istenilmesinin yasa hükümlerine uygun olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Savcı ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşü...