Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirket arasında uzun bir süreden buyana devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin, davalının aldığı taahhüt işlerinin ahşap dekorasyon ve mobilya işlerini yaptığını, bazı işlerde malzemenin davacı tarafından, bazı işlerde davalı tarafından temin edildiğini, işçilik ücretlerinin ise peder pey ödenmekte olduğunu, yapılan ödemelerin her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin piyasadan aldığı malzemelere dair faturaların bulunduğunu, malzeme bedelleri için kesilmiş çekler bulunduğunu, Müvekkilinin davalıya ait pek çok işi yapmış olması nedeniyle faturada belirlenen rakamın fatura tarihine kadar yapılan pek çok iş ve malzeme için yapılmış olan ödemelerden bakiye kalan kısım olduğunu, faturada gösterilen...
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2014/68 Esas KARAR NO : 2022/842
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 22/11/2010 KARAR TARİHİ : 22/11/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili ile davalı şirket arasında uzun bir süreden buyana devam eden ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin, davalının aldığı taahhüt işlerinin ahşap dekorasyon ve mobilya işlerini yaptığını, bazı işlerde malzemenin davacı tarafından, bazı işlerde davalı tarafından temin edildiğini, işçilik ücretlerinin ise peder pey ödenmekte olduğunu, yapılan ödemelerin her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin piyasadan aldığı malzemelere dair faturaların bulunduğunu, malzeme bedelleri için kesilmiş çekler bulunduğunu, Müvekkilinin davalıya ait pek çok işi yapmış olması nedeniyle faturada belirlenen rakamın fatura tarihine kadar yapılan pek çok iş ve malzeme için yapılmış olan ödemelerden bakiye kalan kısım olduğunu, faturada gösterilen tutarın bir kısım ahşap mobilya imalatı ve işçilik bedeline ilişkin olduğunu, bu güne kadar yapılan işlerin tutarı ve davalının yaptığı ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olduğunu, bu tutarlar incelendiğinde davacının rayiç bedelin altında fiyatlandırma yaptığının anlaşılacağını, yapılan işlerin ne olduğunun ve hangi adreslerde yapıldığının mahkemeye bildirileceğini, davalının haksız olarak faturaya itiraz edip iade ettiğini belirterek sonuçta, 41.300 TL alacağın 23.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının faturasına süresinde noter ihtarıyla itiraz edildiğini, davacı faturasının defterlere işlenmediğini, kesilen faturanın mütemmim cüzü olan ve yapılan işlerin muhataba teslim edildiğine karine teşkil eden sevk irsaliyesinin de usulsüz olduğunu, sevk irsaliyesinde muhatap olarak yazılan müvekkilinin teslim alma beyanının olmamasının da usulsüzlüğü gösterdiğini; davacının bazı taahhüt işlerinde davalının mobilya işleri taşeronluğunu yaptığını, şöyle ki, iç mimarlık hizmeti veren müvekkilinin malzeme, ham madde ve aksesuarlarına da kendisi karar verip alarak taşeron firmalara sadece işçilik yaptırdığını, böyle bir ilişkide taşeronun sadece işçilik faturası kesebileceğini, malzeme faturası kesemeyeceğini, davacının dava konusu faturada talep ettiği mobilya imalatı kaleminin bu nedenle haksız olduğunu, taraflar arasındaki ilişkide davacının sadece işçilik yaptığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle: Davalı vekilinin herhangi bir alacak olmadan kesilmiş bir faturadan bahsettiği, bunun doğru olmadığı, kesilen faturanın bir alacağa tekabül edeceği gibi kesin bir kabul olmadığını, müvekkilinin iyi nitelikli olarak ve fatura bedelinin ödenmeme ihtimalini hiç hesaba kalmadığını, davacı ile davalı arasında yapılan sözlü anlaşmaya...