İşletme hakkının devri özel yasa gereğince her türlü vergi, resim ve harçtan muaf tutulduğu için kdv'den de istisna olması gerektiği hk.
Danıştay 7. Daire E. 2000/6982 K. 2002/647 T. 14.2.2002 İŞLETME HAKKININ DEVRİ KDV İSTİSNASI İŞLETME HAKKININ DEVRİ ÖZEL YASA GEREĞİNCE HER TÜRLÜ VERGİ, RESİM VE HARÇTAN MUAF TUTULDUĞU İÇİN KDV'DEN DE İSTİSNA OLMASI GEREKTİĞİ HK. 3065/md. 1 2813/md. 5 Temyiz İsteminde Bulunan Taraflar: 1- ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 2- .... Vekili: Av. ... İstemin Özeti: Beyanname verilmemesi nedeniyle takdir komisyonu kararına dayanılarak 1999 yılının Ocak dönemi için davacı Kurum adına katma değer vergisi salınmasına ve vergi zıyaı cezası kesilmesine dair işlemi; kurduğu, işlettiği veya kendisine tabi olarak faaliyet gösteren başka bir müessese tarafından değil, katma bütçeli olan davacı Kurumun kuruluş kanunu gereği bizzat yerine getirdiği hizmetler 3065 sayılı Kanunun 1'inci maddesinin 3'üncü fıkrasının (g) bendi hükmünde yer alan hizmet kavramı içinde değerlendirilemeyeceğinden, sunduğu hizmetleri mükellefiyet kapsamına girmeyen davacı Kurumun beyanname verme zorunluluğunun bulunmadığı; ayrıca anılan Kanunun 8'inci maddesinde de verginin mükellefleri arasında davacı Kurumun sayılmadığı gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 16.9.1999 gün ve E: 1999/390; K: 1999/531 sayılı kararının; vergi dairesi müdürlüğünce, 3065 sayılı Kanunun 1'inci maddesinin 3'üncü fıkrası (g) bendi uyarınca katma değer vergisine tabi bulunan davacı kurum adına yapılan tarh işleminin yasal olduğu; davacı Kurum tarafından ise, mükellefiyet kaydının iptali isteminin karara bağlanmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Davalı idare tarafından savunma verilmemiş, davacı Kurumca karşı taraf temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: Dava, davacı Kurumun uyuşmazlık dönemi katma değer vergisi beyannamesini vermediğinden bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak re'sen tarh edilen vergi zıyaı cezalı katma değer vergisinin terkini ve katma değer vergisi mükellefiyet tesisine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış bulunmaktadır. Vergi mahkemesince, davacı Kurumun kuruluş kanunu gereği bizzat kendisi tarafından yerine getirdiği hizmetlerin 3065 sayılı Kanunun 1/3-g maddesinde yer alan hizmet kavramına uymadığı, dolayısıyla mükellefiyet kapsamına girmeyen faaliyeti nedeniyle beyanname verme mecburiyeti bulunmadığından yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de; hüküm fıkrasında mükellefiyet kaydına ilişkin işlem hakkında hüküm tesis edilmediği görülmektedir. Bu durumda, vergi mahkemesince uyuşmazlığın mükellefiyet yönünden de incelenerek karar verilmesi gerekirken sadece tarhiyata yönelik olarak karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle, vergi dairesi temyi...