Veraset yoluyla şirket ortağı olan davacının kanuni temsilci olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından kanuni temsilci kabul edilerek ödeme emri düzenlenmesinde yasal isabet bulunmadığı hk.
Danıştay 7. Daire E. 2000/6726 K. 2002/791 T. 27.2.2002 KANUNİ TEMSİLCİ ÖDEME EMRİ VERASET YOLUYLA ŞİRKET ORTAĞI OLAN KİMSE VERASET YOLUYLA ŞİRKET ORTAĞI OLAN DAVACININ KANUNİ TEMSİLCİ OLARAK KABUL EDİLMESİ MÜMKÜN BULUNMADIĞINDAN KANUNİ TEMSİLCİ KABUL EDİLEREK ÖDEME EMRİ DÜZENLENMESİNDE YASAL İSABET BULUNMADIĞI HK. 213/md. 10 Temyiz İsteminde Bulunan: ..... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Vekili: Av. .... - Av. ... İstemin Özeti: Ortağı bulunduğu anonim şirketin 1989 ve 1991 yıllarına ait vergi borçlarının tahsili amacı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesi uyarınca davacı adına tanzim ve tebliğ edilen ödeme emirlerini; yönetim kurulu üyesi bulunduğu anonim şirketteki hisselerini 1989 yılında devrettiğinden bu tarihten sonraki şirket vergi borçlarından sorumlu olmayacağı gibi, yönetim kurulu üyesi bulunduğu dönemdeki vergi borçlarının ödenmemesinin davacının kanuna aykırı bir fiilinden kaynaklanmadığı gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 17.3.1999 gün ve E: 1998/695; K: 1999/209 sayılı kararının; şirketin mal varlığının bulunmadığı, amme alacağının tahsili amacıyla şirket ortakları adına düzenlenen ödeme emirlerinin yasal olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'un Düşüncesi: Davacının, yönetim kurulu üyesi olan eşi ....'nin ölümünden sonra, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin veraset ilamıyla eşinin yönetim kurulu üyesi olduğu anonim şirketteki hisselerinin 1/4'ünün maliki olduğu, söz konusu hisselerini 29.9.1989 tarihinde başka bir şahsa devrettiği, 1990 yılında yapılan vergi incelemesi sonucunda da şirketin 1989 ve 1991 yıllarına ait süresinde ödenmeyen vergi borçlarının ödeme emriyle davacıdan istendiği anlaşılmaktadır. Davacının, yönetim kurulu üyesi olan eşinin ölümü üzerine veraset yoluyla kendisine geçen hisseleri 29.9.1989 tarihinde devrettiği ve şirketle hiçbir ilgisi kalmadığı anlaşıldığından, bu tarihten sonraki şirket vergi borçlarından dolayı sorumlu tutulamayacağı açıktır. Veraset yoluyla şirket ortağı olan davacının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesi uyarınca kanuni temsilci olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından, kanuni temsilci kabul edilerek ödeme emri düzenlenmesinde de yasal isabet bulunmamaktadır. Yukarıda yer alan gerekçelerle kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: Uyuşmazlık, anonim şirketin 1989 ve 1991 yılına ait vergi borçlarının, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesi olan davacıdan ödeme emri ile istenilmesinden doğmuştur. Dosyanın incelenmesinden, yönetim kurulu üyesi olan davacının şirketteki hisselerini 29.9.1989 tarihinde devrettiği anlaşıldığından, 213 sayılı Kanunun 10'uncu madde hükmü karşısında şirketin 1989 yılına ait vergi borçlardan davacının sorumlu tutulması gerektiğinden, vergi mahkemesi kararının buna ilişkin hüküm fıkrasında isabet görülmemiştir. Öte yandan, mahkeme kararının şirketin 1991 yılına ait vergi b...