Randıman esasına göre fark bulunması, yükümlünün defter ve beyannamelerinin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil niteliğinde olduğundan re'sen takdir nedeni olduğu hk.
Danıştay 7. Daire E. 2000/6725 K. 2002/1544 T. 15.4.2002 RANDIMAN İNCELEMESİ RE'SEN TAKDİR SEBEPLERİ RANDIMAN ESASINA GÖRE FARK BULUNMASI, YÜKÜMLÜNÜN DEFTER VE BEYANNAMELERİNİN GERÇEK DURUMU YANSITMADIĞINA DAİR DELİL NİTELİĞİNDE OLDUĞUNDAN RE'SEN TAKDİR NEDENİ OLDUĞU HK. 213/md. 30 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Vekili: Av. .... İstemin Özeti: Fırıncılık faaliyetiyle iştigal eden davacının 1996 yılı hesaplarının randıman yönünden incelenmesi sonucu bir kısım hasılatının kayıt dışı bırakıldığı ve bazı emtia alışlarının faturasız olduğundan bahisle, inceleme raporuna dayanılarak resen salınan katma değer vergisi ve kesilen ağır kusur cezasına ilişkin işlemi; olayda, sadece randıman esasına göre fark bulunmasının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesinin ikinci fıkrasının 4'üncü bendine göre bir resen tarh sebebi sayılamayacağı; tahmin ve kanaate dayalı olarak davacının defter ve belgelerinin ihticaca salih olmadığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 8.7.1999 gün ve E: 1999/133; K: 1999/336 sayılı kararının; inceleme raporuna dayanılarak yapılan işlemin yerinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Olayda, randıman esasına göre fark bulunması, davacının defterlerinin ve beyannamelerinin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil niteliğinde olduğundan; 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 30'uncu maddesinin İkinci fıkrasının 4'üncü bendine göre değilse de, 6'ncı bendine göre resen takdir nedenidir. Bu durumda, olayda resen takdir nedeni bulunmadığı gerekçesine dayalı mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: Uyuşmazlık konusu cezalı tarhiyat, 3065 sayılı Kanunun 9/2 maddesine göre yapılmış ise de olayda inceleme elemanınca anılan madde hükmünde öngörülen şekilde fiili veya kaydi envanter yapılması sonucunda belgesiz mal bulundurulduğu hususunda bir tespit yapılmadığı anlaşıldığından, randıman esasına göre yapılan inceleme sonucunda düzenlenen rapora dayanılarak tarhiyat yapılmasında isabet görülmeyip, Mahkemece verilen terkin kararı sonuç itibariyle yerinde bulunmaktadır. Bu nedenle temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 3'üncü maddesinin (B) fıkrasında, vergilendirmede, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; gerçek mahiyetin, yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği; şu kadar ki, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin, ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı; iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde, ispat külfetinin bunu iddia edene ait olduğu belirtilmiştir. Aynı Yasanın 30'uncu maddesinin İkinci fıkrasının 6'ncı bendinde ise, tutulması...