Tasfiyeye giren şirketle ilgili tebligatların tasfiye memuruna yapılması gerektiği hk.
Danıştay 7. Daire E. 2000/6448 K. 2002/508 T. 12.2.2002 TASFİYEYE GİREN ŞİRKETLE İLGİLİ TEBLİGAT TASFİYEYE GİREN ŞİRKETLE İLGİLİ TEBLİGATLARIN TASFİYE MEMURUNA YAPILMASI GEREKTİĞİ HK. 213/md. 94 , 101 , 103 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: ... Sanayi Ticaret A.Ş. İstemin Özeti : Davacı Şirket adına katma değer vergisi beyannamelerinin yasal süresi içerisinde verilmediğinden bahisle, kesilen usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerini; olayda, 20.11.1990 tarihi itibarıyla ortaklar kurulu kararıyla tasfiyeye giren ve tasfiye kurallarına tabi olan şirket adına tasfiye tarihinden sonra yapılan tarhiyatların 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 101'inci maddesi uyarınca tasfiye memuruna tebliğ edilmesi gerekirken, Şirketin tasfiye öncesi adreslerinde tebligat yapılamadığından bahisle, ilanen tebligat yoluna gidildiğinin anlaşılması nedeniyle tahsil edilebilir hale gelmiş bir kamu alacağından söz edilemeyeceği; dolayısıyla, dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal eden .... Vergi Mahkemesinin 1.3.1999 gün ve E: 1998/657; K: 1999/194 sayılı kararının; tarhiyatın ilanen tebliğ yoluyla kesinleşmesi üzerine düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialara, 2577 sayılı Kanunun 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz istemi reddedilerek kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Dosyanın incelenmesinden, davacı Şirketin 20.11.1990 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında tasfiyesine karar verilerek, anılan karar uyarınca tasfiye ile ilgili olarak .... mahalde görev yapmak üzere ....'ün tasfiye memuru olarak atandığı, tasfiye sonrası dönemlere ilişkin katma değer vergisi beyannameleri verilmediğinden, takdir komisyonu kararına istinaden düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerinin tasfiye memurunun bilinen adreslerinde tebliğ edilemediği belirtilerek ilanen tebligat yapıldığı ve tahsil edilebilir hale geldiğinden bahisle dava konusu ödeme emirlerinin düzenlenerek tasfiye memuruna bizzat tebliğ edildiği anlaşılmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Bilinen Adresler" başlıklı 101'inci maddesinde bu Kanuna göre bilinen adreslerin neler olduğu açıklanarak, mektupların gönderilmesinde bu adreslerden tarih itibarıyla tebligat yapacak m...