Tüzel kişiden alınamayan kamu alacağı için şirket yetkilisine müracaat edileceği hk.
Danıştay 7. Daire E. 2000/3132 K. 2000/3015 T. 31.10.2000 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU TÜZEL KİŞİDEN ALINAMAYAN KAMU ALACAĞI İÇİN ŞİRKET YETKİLİSİNE MÜRACAAT EDİLECEĞİ HK. 213/md. 10 , 94 6183/md. 35 Temyiz İsteminde Bulunan: .. Petrol Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Vekili : Av. ... Karşı Taraf : ...... Büyükşehir Belediye Başkanlığı Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; dava dilekçesinde 2.6.2000 tarihinde tebliğ edildiği belirtilen ödeme emrinin iptali istemiyle, 15.6.2000 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle süre aşımı yönünden reddeden, ... Vergi Mahkemesinin 19.6.2000 gün ve E: 2000/1087; K: 2000/928 sayılı kararının; tebligatın usulüne uygun olmadığı, bu sebeple, ıttıla tarihine göre açılan davanın süresinde olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: Yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmadığı, kamu alacağının şirket tüzel kişiliğinden mi, yoksa 213 sayılı Kanunun 10'uncu maddesi uyarınca kanuni temsilci sıfatıyla yönetim kurulu başkanından mı talep edildiğinin belirlenmesine bağlı bulunmaktadır. Zira, tebligata ilişkin olarak yukarıda yer verilen kanun hükümlerine göre, ödeme emrine konu kamu alacağı kanuni temsilci sıfatıyla yönetim kurulu başkanından talep edilmişse, ev adresinde eşine yapılan tebligatta herhangi bir usulsüzlük mevzu bahis olmayacak, ancak, söz konusu alacak şirket tüzel kişiliğinden talep edilmiş ise tebligatın usulüne uygun olduğundan söz edilemeyecektir. Bu durumda,yukarıda açıklandığı şekilde yapılacak araştırma sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, herhangi bir araştırma yapılmadan davanın süre aşımı yönünden reddi yolundaki kararda isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp, vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle, temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Yedinci Dairesince işin gereği görüşüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Tebliğ Esasları" başlıklı 93'üncü maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikalar ve yazıların, adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmühaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği belirtilmiş; "Tebliğ Yapılacak Kimseler" başlıklı 94'üncü maddesinde de, tebliğin mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere, tüzel kişilere yapı...