DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2020 KARAR TARİHİ : 26/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça, İzmir 19.İcra Müdürlüğü'nün ........ esas sayılı dosyası ile müvekkilleri hakkında takip başlatıldığını, takip dayanağı olarak 21/07/2010 tanzim ve 24/09/2019 vade tarihli 1.500.000,00-TL bedelli bono ibraz edildiğini, dayanak bononun keşidecilerinin ......Şirketi ile ... olup, davacıların müteselsil kefil olduklarını, senedin genel kredi sözleşmesinin teminatı niteliğindeki teminat senedi olup, genel kredi sözleşmesi uyarınca müvekkillerinin herhangi borcu bulunmadığını, davalı ile borçlu .......Şirketi arasında 20/07/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalandığı...
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/84 Esas KARAR NO : 2022/858
DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/02/2020 KARAR TARİHİ : 26/10/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça, İzmir 19.İcra Müdürlüğü'nün ........ esas sayılı dosyası ile müvekkilleri hakkında takip başlatıldığını, takip dayanağı olarak 21/07/2010 tanzim ve 24/09/2019 vade tarihli 1.500.000,00-TL bedelli bono ibraz edildiğini, dayanak bononun keşidecilerinin ......Şirketi ile ... olup, davacıların müteselsil kefil olduklarını, senedin genel kredi sözleşmesinin teminatı niteliğindeki teminat senedi olup, genel kredi sözleşmesi uyarınca müvekkillerinin herhangi borcu bulunmadığını, davalı ile borçlu .......Şirketi arasında 20/07/2010 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin imzalandığı tarihte şirketin ortağı olan ve 2012 yılında ortaklıkları sona eren davacıların kefil olarak kendilerinden istenen matbu belgeleri imzalamak zorunda kaldıklarını, davaya konu senedin de vade tarihi boş olarak kredi sözleşmesinin teminatı olarak düzenlendiğini, senedin kat ihtarından önce düzenlenmesi nedeniyle teminat olarak verildiğinin kabul edilmesi gerektiğini, hangi tarihte ne miktarda kredi kullandırılacağı dahi belli değil iken 2010 yılında muaccel bir alacak yokken düzenlenen ve hayatın olağan akışı ile bağdaşmaz surette tanzim tarihinden 10 yıl sonra keşide edilen ihtarnameden 4 ay sonra takibe geçilmesinin senedin teminat niteliğini açıkça ortaya koyduğunu, tanzim tarihinin üzerinden 9 yıl gibi bir süre sonra vade yazılmış olmasının senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun kabul edilmesini gerektirdiğini, gerek görülmesi halinde bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, takip konusu borç miktarının nasıl hesaplandığı ve müvekkillerinin hangi miktarla sorumlu olduğunun iddia edildiğinin belirsiz olup, senedin vade tarihinin boş olup, sonradan doldurulması nedeniyle TTK'nun 690.maddesinin göndermesi ile TTK'nun 615(1) ve 616.maddeleri uyarınca, bir yıl içinde ödenmesi gerektiğinden kambiyo vasfını yitirdiğini, bankaların kanun çerçevesinde mal satarak veya açıktan para vererek bono alamayacaklarını, banka ile borçlu şirket arasındaki temel ilişkinin kredi ilişkisi olup, sözleşme dışında alınan tüm borç ikrarını mutazammın senetleri asıl borç ilişkisinin munzam teminatını teşkil ettiğini, teminat senedinin bir borç ikrarını tazammun etmediği için öncelikle bu kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapılamayacağının açık olduğunu, vade tarihinin, ticari hayatın olağan akışına aykırı olarak tam 9 yıl iki ay sonra olarak düzenlendiğini, senet bedelinin 1.500.000,00-TL olduğu halde ödeme emrinde asıl alacak miktarının 1.150.000,00-TL olarak talep edildiğini, 24.05.2019 tarihli ihtarnamede bu tarih itibarıyla kredi alacağının 1.101.119...