DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 14/10/2021 KARAR TARİHİ : 27/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin görünüşte var olan genel kurul kararı uyarınca sermaye artışını tescil ettireceği, böylece de müvekkilinin azlık hakkını kaybedeceği büyük bir olasılık olduğunu, bununla birlikte tescilin geri alınmazlığı prensibinden hareketle, müvekkilinin ihtirazi kayıtla sermaye artışına iştirak etmesi halinde dahi mahkemenin alacağı butlan/iptal kararlarının hukuki bir anlamı olmayabileceğini ve müvekkili ile iyi niyetli üçüncü kişiler açısından telafisi imkânsız zararlar ortaya çıkarabileceğini, mahkemece verilecek nihai karara kadar 17/09/2021 tarihli genel kurul toplantısında sermaye...
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/676 Esas KARAR NO : 2022/877 DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 14/10/2021 KARAR TARİHİ : 27/10/2022
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin görünüşte var olan genel kurul kararı uyarınca sermaye artışını tescil ettireceği, böylece de müvekkilinin azlık hakkını kaybedeceği büyük bir olasılık olduğunu, bununla birlikte tescilin geri alınmazlığı prensibinden hareketle, müvekkilinin ihtirazi kayıtla sermaye artışına iştirak etmesi halinde dahi mahkemenin alacağı butlan/iptal kararlarının hukuki bir anlamı olmayabileceğini ve müvekkili ile iyi niyetli üçüncü kişiler açısından telafisi imkânsız zararlar ortaya çıkarabileceğini, mahkemece verilecek nihai karara kadar 17/09/2021 tarihli genel kurul toplantısında sermaye artışına ilişkin olarak alınan 8 nolu kararın icrasının tedbiren ve acilen durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının genel kurul kararlarının tamamının butlan nedeniyle iptalini istemesi TTK ve uygulamaya aykırı olduğunu, azlık pay sahibinin pervasızca hareket ederek şirketi kilitleme amacı taşıdığını, TMK 2. maddesi gereğince de iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, şirket piyasa şartları gereği alım ve ithalatlarının tamamını dövizle peşin olarak sağlandığını, üstelik dövizde meydana gelen artışlar alım gücünü etkilediğini, şirket satışlarının % 70'e yakın bölümünün vadeli olduğunu, ayakta kalabilmek ve faaliyetlerini sürdürebilmek için banka kredisi kullanmak zorunda kalındığını, stokun şirketin yaşaması için olmazsa olmaz bir zorunluluk oluşturduğunu, stokların varlığının şirketin karlılığını arttırdığını, müvekkili şirketin bugüne kadar ekonomik krizlerden fazla etkilenmeden faaliyetine devam etmesinin baş nedenlerinden biri de kar dağıtımı yapılmayıp tüm kanuni mükellefiyetler düşüldükten sonra kalan karın şirket bünyesinde bırakılması ile temelini sağlamlaştırdığını, davacının da 2019 ve 2020'den önceki tüm genel kurullara katıldığını, kararların oybirliği ile alındığını, yatırımların yapılmasından sonra şirketin değerinin ciddi manada artacağını, sermaye arttırımının tüm ortakların yararına olduğunu, şirketin aile şirketi olması nedeniyle diğer tüm ortakların zorunlu olmadığı halde kullanılan banka kredilerine şahsi kefalet de verdiklerini, karşı tarafa TTK'nın 437. maddesi çerçevesinde gerekli bilgilerin verildiğini. altı senelik bilanço ve gelir tablolarının gönderildiğini, davacının dava dilekçesinde kayım atanma davası açıldıktan sonra genel kurul toplantısının yapıldığını iddia ettiğini, genel kurul toplantısının gecikmesinin esas sebebinin pandemi koşulları olduğunu, davacının aile üyelerinden biri olduğundan kendisine genel kurulun yapılacağının şifahen söylendiğini, davacının haksız, mesnetsiz ve yasa...