Dava konusu işlemin, davacıyla aynı evde oturan oğluna tebliğ edildiği, ancak anılan şahsın çalışarak hayatını kazanamaz derecede akıl rahatsızlığına sahip olduğu, dış görünüşünden de bu durumun anlaşılabilir düzeyde olduğu sonucuna ulaşıldığından, yapılan tebligatın hukuken geçerli olduğunu kabule olanak bulunmadığı hakkında.
Danıştay 6. Daire E. 2000/62 K. 2001/722 T. 8.2.2001 TEBLİGAT USULSÜZ TEBLİGAT DAVA KONUSU İŞLEMİN, DAVACIYLA AYNI EVDE OTURAN OĞLUNA TEBLİĞ EDİLDİĞİ, ANCAK ANILAN ŞAHSIN ÇALIŞARAK HAYATINI KAZANAMAZ DERECEDE AKIL RAHATSIZLIĞINA SAHİP OLDUĞU, DIŞ GÖRÜNÜŞÜNDEN DE BU DURUMUN ANLAŞILABİLİR DÜZEYDE OLDUĞU SONUCUNA ULAŞILDIĞINDAN, YAPILAN TEBLİGATIN HUKUKEN GEÇERLİ OLDUĞUNU KABULE OLANAK BULUNMADIĞI HAKKINDA. 2577/md. 15 , 49 3194/md. 32 7201/md. 16 , 60 İstemin Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, ... sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu öne sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Danıştay Tetkik Hakimi ??. 'ın Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulü ile mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ???'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49.maddesinin 1.fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp idare mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin reddiyle idare mahkemesi kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Dava, ..., Mahallesi... pafta, ... parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ruhsatsız inşaatın 3194 sayılı İmar Kanununun 32.maddesi uyarınca yıktırılmasına ilişkin 5.11.1998 günlü, 5613 sayılı belediye encümeni kararıyla bu kararın duyurulmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dava konusu yıkım işleminin 9.11.1998 günlü, 2098/11 sayılı yazı ile 18.11.1998'de davacının oğlu ...'a tebliğ edildiği anlaşıldığından, tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde dava açılmayıp bu süre geçirildikten çok sonra 21.6.1999'da açılan davanın süreaşımı nedeniyle inceleme olanağı bulunmadığından bahisle 2577 sayılı Yasanın 15/1-b maddesi uyarınca reddine karar verilmiş; karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 16.maddesinde "Kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa tebligat kendisi ile birlikte oturan aile efradından veya hizmetçilerinden birine yapılır" hükmü, 22. maddesinde ise; "Muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran on beş yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır" hükmü yer almaktadır. Tebligat Kanununun 60.maddesine göre çıkarılan Tebligat Tüzüğünün 32.maddesinde de; akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya diğer bir hastalık, sağırlık, körlük ve dilsizlik gibi sebeplerden biri ile kendisi ile anlaşma imkanı olmayan kimsenin ehliyetsiz sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, kendisine tebligat yapılacak kimse adresinde bulunmazsa, tebligatın kendisi ile birlikte oturan aile fertlerinden (örneğin karısı, kocas...