Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile davacının davalılara ait (aynı sermaye ve kişilere ait) şirketler nezdinde 1982 yılından çeşitli pozisyonlarda çalıştığını en son davalı ...'ta yönetici sıfatıyla 7.082 TL net ücret ile hizmet akdine binaen çalıştığını, ayrıca 30/11/2010 tarihli istifasına kadar yönetim kurulu üyeliği sıfatı da olduğunu, davacının gördüğü bazı olumsuzluklar keyfi etik dışı uygulamalar nedeniyle 30/11/2010 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, sözlü olarak bildirdiğini, ancak yönetimin kendisine olumsuzlukları giderip davacı olan borçlarını ödeyeceklerini, istifa yerine izne ayrılmasını talep etmesi nedeniyle davacının izne ayrılmasına rağmen borçlarının ödenmediğini, bu nedenle davacının da haklı fesih hakkını kullanarak iş akdini fesh ettiğini, ancak davalı ...'ın...
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/623 KARAR NO : 2022/488
DAVA : ALACAK DAVA TARİHİ : 02/12/2015 KARAR TARİHİ : 24/05/2022
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı dava dilekçesi ile davacının davalılara ait (aynı sermaye ve kişilere ait) şirketler nezdinde 1982 yılından çeşitli pozisyonlarda çalıştığını en son davalı ...'ta yönetici sıfatıyla 7.082 TL net ücret ile hizmet akdine binaen çalıştığını, ayrıca 30/11/2010 tarihli istifasına kadar yönetim kurulu üyeliği sıfatı da olduğunu, davacının gördüğü bazı olumsuzluklar keyfi etik dışı uygulamalar nedeniyle 30/11/2010 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, sözlü olarak bildirdiğini, ancak yönetimin kendisine olumsuzlukları giderip davacı olan borçlarını ödeyeceklerini, istifa yerine izne ayrılmasını talep etmesi nedeniyle davacının izne ayrılmasına rağmen borçlarının ödenmediğini, bu nedenle davacının da haklı fesih hakkını kullanarak iş akdini fesh ettiğini, ancak davalı ...'ın davacının fesih olgusunu bilmesine rağmen davacı sanki keyfinden işe gelmiyor gibi 14.01.2011 tarihli ihtarname ile davacının 19 gündür işe gelmediğini gerekçe göstererek iş akdini feshettiğini, davacıdan ihbar tazminatının istendiğini; davacının da bu ihtarnameye karşılık 19.01.2011 tarihli ihtarname keşfide ederek tüm işçi alacaklarını istediğini, davalı ...'ın geriye doğru son 7 ayın ücretlerinin bir kısmını ya tam ödememiş veya eksik ödeme yaptığını, davacının ayrıca davalı ... Ltd. Şti.'den muavin defter kayıtlarından da anlaşılacağı üzere 25.000 TL alacağının olduğunu, davacının hafta sonu dini-milli-genel tatil alacaklarının da olduğunu, fazla ilişkin hakları saklı kalmak üzere 2.000 TL kıdem tazminatı, 2.000 TL ücret alacağı, 500 TL hafta sonu-dini-milli-genel tatil alacaklarının mevduata uygulanan en yüksek faizle, 500 TL senelik izin alacağının yasal faizle, 25.000 TL cari hesap alacağının avans faizi ile (temerrüt tarihi olan 19.01.2011 tarihinden itibaren işleyen) birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalılar cevap dilekçesinde davacının iş Kanunu 26. maddesinde yazılı 6 günlük hak düşürücü süreden sonra davayı açtığını, kendi isteği ile istifa ettiğini, 19 gün işe gelmediğini, davacının haklı fesih şartlarının olmadığını, davacının aynı mahiyette kendisine ait başka şirket kurduğunu, bu davayı da haksız kazanç elde etmek amacıyla açtığını, davalı ... A.Ş. yönetim kurulu üyeliğinden henüz ayrılmadan aynı mahiyette başka bir şirkette ortak ve yönetici olarak görev yapmaya başladığını, bu davranışın nedeni ile ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosyada dava açıldığını, davacının daha önce çalıştığı davalı ... Ltd. Şti.'yi ibra ettiğini, Navitros isimli davalının çalışanlarının izin belgelerinin kontrolünün davacıda olması nedeniyle izinlerin defterde gösterilmediğine dayanarak hak talep edemeyeceğini, dosyaya sunulan e-mail yazışmaları...