DAVA : İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/12/2016 KARAR TARİHİ : 08/02/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2018 Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; Müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin, davalı/borçlunun haksız itirazı üzerine durduğunu, davalı itiraz dilekçesi ile yetkiye ve borca itiraz ettiğini, davalı ve davacı mahcuzların saklanmasına dair bir sözleşme imzaladıklarını ve bu sözleşmede borcun dayanağı olan her husus açık ve net bir şekilde yazdığını, dolayısıyla sözleşmede belirlenen günlük ücret ile gün sayısı çarpılıp, ödenen tutar düşüldüğünde takip tutarı kolaylıkla hesap...
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1043 Esas KARAR NO : 2018/141
DAVA : İtirazın İptali (Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/12/2016 KARAR TARİHİ : 08/02/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/02/2018 Davacı vekili tarafından açılan İtirazın İptali davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesi ile; Müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı dosyası ile başlatılan ilamsız takibin, davalı/borçlunun haksız itirazı üzerine durduğunu, davalı itiraz dilekçesi ile yetkiye ve borca itiraz ettiğini, davalı ve davacı mahcuzların saklanmasına dair bir sözleşme imzaladıklarını ve bu sözleşmede borcun dayanağı olan her husus açık ve net bir şekilde yazdığını, dolayısıyla sözleşmede belirlenen günlük ücret ile gün sayısı çarpılıp, ödenen tutar düşüldüğünde takip tutarı kolaylıkla hesap edileceğini, bu nedenle yargılamayı gerektirir bir hesaba dahi gerek olmadığını ve davalının haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiğinden ayrıca %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, Yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; Davacı tarafın müvekkili şirket aleyhine açmış olduğu bu bu dava Adalet Bakanlığının mahcuz mallar ile ilgili ücret tarifesi tebliğine uygun düşmediğini, davacı değersiz ve icra müdürlüğü tarafından satılması mümkün olamamış, satış işlemi dahi borçlunun kaçması sebebi ile gerçekleşmemiş mallar için çok yüksek ( malların değerinden 2-3 kat daha fazla) bir bedel talep ettiğini, Bu şekilde davacının keyfi şekilde yüksek bir bedel talep etmesi hukuka ve hakkaniyete uygun düşmeyeceğini, yasal alacağına icra muhafaza ve satış işlemleri ile bile ulaşamayan Müvekkili şirketin bu şekilde yüksek bir yeddiemin bedellemesi ile mağdur edilmesine itiraz ettiklerini, bu davanın asıl muhatabının müvekkili mağdur eden borçlu şahıs olduğunu, müvekkili şirket adına dava konusu mahcuz malların satışı istemiş ancak 2 kez borçlu şahsa tebligat yapılamaması sebebi ile bu satışların düştüğünü, davacı taraf haksız şekilde Müvekkili şirketi suçladığını, davanın ve davacının haksız taleplerinin reddine karar verilmesini, davacı tarafın mahcuz malları sattırma yetkisi olmasına rağmen bunu yapmayarak Müvekkili şirkete bu davayı açması kötüniyet göstergesi olduğunu, Yargıtay içtihatlarında da görüldüğü üzere, Adalet Bakanlığı hacizli malların korunması için uygun göreceği yerlerde depo ve garaj açabileceği gibi, Adalet Bakanlığı Güçlendirme Vakfına da açtırabilir veya işletme hakkını verebileceğini, alınacak depo ve garaj ücretlerinin Adalet Bakanlığınca belirlendiğini, bu yerlerin çalışma esas ve usulleri yönetmelikte gösterildiğini, (İİK. 88/IV md.) Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların...