Kamu alacağının güvence altına alınması amacıyla, kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi şartıyla, sadece asıl borçlu veya sorumludan değil, bunların kanuni temsilcileri ve ortaklarından da teminat istenebileceği hakkında.
4. Daire 2008/7216 E. , 2011/7431 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2008/7216 Karar No: 2011/7431 Temyiz Eden : Kadıköy Vergi Dairesi Müdürlüğü/İSTANBUL Karşı Taraf : … Vekili : … İstemin Özeti : … Limited Şirketi'nin vergi borçlarını güvence altına alınması amacıyla şirket müdürü olan davacıdan teminat istenmesine ilişkin 13.9.2006 günlü ve 40943 sayılı işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. …. Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının ortağı olduğu … Limited Şirketi'ndeki hisselerini 8.10.1999 tarihinde noter satış sözleşmesiyle devretmesine karşın 13.9.2006 tarih ve 40943 sayılı davacıdan teminat istenmesine ilişkin işlemin tesis edidiği, hisselerini devrettiği tarihten sonraki dönemlere ilişkin vergi borçları için davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu ihtiyati haciz kararının iptaline karar verilmiştir. Davalı İdare, davacının sorumluluğunun devam ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi …'in Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı …'nun Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: … Limited Şirketi'nin vergi borçlarını güvence altına alınması amacıyla şirket müdürü olan davacıdan teminat istenmesine ilişkin 13.9.2006 günlü ve 40943 sayılı işlemin iptaline karar veren Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 511 inci maddesinde, ortaklar ve müdürlerin ad, soyad ve ikametgahları ile tabiiyetleri; esas sermaye ile ortakların koymayı taahhüt ettikleri sermaye miktarları; şirketin ne suretle temsil edileceği limited şirketlerde tescil ve ilan olunacak hususlar arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun, ticaret sicili ve tescilin düzenlendiği ikinci faslında yer alan 33 üncü maddesinde, tescil edilmiş hususlarda vukubulacak her türlü değişikliklerin de tescil olunacağı, 38 inci maddesinde de, ticaret sicili kayıtlarının üçüncü kişiler yönünden ancak gazetede ilan edilmesinden sonra hüküm ifade edeceği kurala bağlanmıştır. Türk Ticaret Kanunu uyarınca ticaret siciline tescil ve ticaret sicili gazetesinde ilan edilmeyen hisse devri konusunda vergi dairesi de üçüncü kişi durumundadır. Ticaret sicili gazetesinde ilan edilme zorunluluğunun amacı, şirkette meydana gelen ve daha önce tescil ve ilan edilen hususlardaki değişikliklerden üçüncü kişileri haberdar ederek, menfaatlerinin korunmasını sağlamaktır. Bu kapsamda, vergi alacağının tahsilini sağlamak...