Davacının ilgili yılda bir inşaat işinin taşeronu olduğu, söz konusu faturaların düzenlemesine esas alınan işlerin yapılmadığına dair herhangi bir tespit bulunmadığına göre davacının gider kaydettiği faturaların gerçeğe uygun düzenlenmeyen belge olduğu kabul edilip kÂr oranı esas alınarak bulunan matrah farkı üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmemiştir.
Danıştay 4. Daire E. 2007/530 K. 2007/1870 T. 31.5.2007 RE?SEN VERGİ TARHİYATI DAVACININ İLGİLİ YILDA BİR İNŞAAT İŞİNİN TAŞERONU OLDUĞU, SÖZ KONUSU FATURALARIN DÜZENLEMESİNE ESAS ALINAN İŞLERİN YAPILMADIĞINA DAİR HERHANGİ BİR TESPİT BULUNMADIĞINA GÖRE DAVACININ GİDER KAYDETTİĞİ FATURALARIN GERÇEĞE UYGUN DÜZENLENMEYEN BELGE OLDUĞU KABUL EDİLİP KÂR ORANI ESAS ALINARAK BULUNAN MATRAH FARKI ÜZERİNDEN YAPILAN TARHİYATTA HUKUKA UYARLIK GÖRÜLMEMİŞTİR. 213/md. 3 , 30 , 134 İstemin Özeti: 2001 yılı işlemleri incelenen davacının bir kısım giderlerini gerçeğe uygun olmayan faturalarla belgelendirdiği ileri sürülerek re'sen gelir vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, bu vergi ve fon payı ile aslı aranmayan geçici vergi üzerinden vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. Vergi Mahkemesi kararıyla, davacının M ?..Limited Şirketi, K... Limited Şirketi ve ... isimli mükelleflerden alarak kayıtlarına intikal ettirdiği 17 adet faturanın sahte olduğu ileri sürülerek % 5'lik kâr oranı dikkate alınmak suretiyle dönem kârının belirlendiği, sahte olduğu kabul edilen faturaları düzenleyen mükellefler hakkında ne gibi işlemler yapıldığının ara kararı ile sorulması üzerine K?.... Limited Şirketi ile M ... Limited Şirketi adına tarhiyat yapıldığı ve tarhiyatların ihtilafsız kesinleştiği, ... adına tarhiyat yapılıp, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, ...'ın faaliyette bulunmadığının tespit edilmesi üzerine 14.04.1994 tarihi itibarıyla işi terk ettirildiği ve adına herhangi bir tarhiyat yapılmadığının anlaşıldığı, bu durumda söz konusu mükelleflerden alınan faturaların sahte olduğu, ancak sahte olduğu anlaşılan faturalara konu emtianın bir kısmının faturayı düzenleyenlerin dışındaki mükelleflerden alındığı belirtilerek belirlenen matrahın hukuka uygun görüldüğü, davacının sahte fatura kullanması nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasının üç katına isabet eden kısmının-yasal bulunduğu, davalı idarece düzeltme fişiyle terkin edilen gecikme faizlerinin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı, özel usulsüzlük cezasının ise 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 353. maddesinde 1. fıkrasında öngörüldüğü üzere belgeleri almayan ve vermeyenlerin saptandığına ilişkin hukuken geçerli bir tespitin yapılmadığı gerekçesiyle davanın gelir vergisi, fon payı ve üç kat vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının reddine, vergi ziyaı cezasının gecikme faizine ilişkin kısmı hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar vermiştir. Davacı, söz konusu faturalara konu malzemenin ilgili yılda yapımı gerçekleştirilen inşaatlarda kullanıldığını, vergi ziyaı cezasının Anayasa Mahkemesi'nce tümüyle kaldırıldığını ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA: İnşaat işiyle uğraşan davacının mal ve hizmet alımının gerçeğe uygun düzenlenmeyen faturalarla belgelendirdiği ileri sürülerek 2001 yılı için salınan gelir vergisi, hesaplanan fon payı, bu vergi ve fon payı ile aslı aranmayan geçici vergi üzerinden kes...