Kanuni temsilcilerin takibi ancak, ödeme emrine konu kamu alacağının şirketten tahsiline olanak bulunmadığının açıkça tespit edilmesi, diğer bir anlatımla, borcun şirketten tahsili için öngörülen tüm takip yollarının tüketilmiş olması halinde mümkün olacağı hakkında.
4. Daire 2007/2453 E. , 2009/5018 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2007/2453 Karar No: 2009/5018 Temyiz Eden : Çankaya Vergi Dairesi Müdürlüğü/ANKARA Karşı Taraf : … Vekili : … İstemin Özeti : … Limited Şirketinin 2004 yılına ait katma değer vergisi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen 7.7.2006… tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ….Vergi Mahkemesinin … günlü ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının şirketteki hisselerinin tamamını 24.7.2003 tarihli noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesiyle devrettiği, söz konusu hisse devrinin 21.2.2006 tarihli ortaklar kurulu kararıyla kabul edilmesine karşın, tescil ve Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanının yapılmadığı, ayrıca diğer ortağın da 2004 yılında hissesini devrettiği ve aynı yıl içinde tescil ve ilanının yapıldığının anlaşıldığı, Türk Ticaret Kanunundaki tescil ve ilan edilmiş hususlarda yapılan değişikliklerin de tescil ve ilan edilmesi zorunluluğunu öngören düzenlemenin, bu işlemlerin geçerlilik şartı olarak değil, iyi niyetli üçüncü kişilerin korunması amacıyla öngörüldüğü, bu durumda, davacının iyi niyetli üçüncü kişilere karşı sorumluluğu devam etmesine karşın, ortaklıktan fiilen ayrılmakla, şirketin vergi ödevlerinin yerine getirilmesi hususunda yetkisi kalmayan davacının, 213 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi uyarınca şirketin vergi borçlarından sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir. Davalı İdare, ödeme emirlerinin yasaya uygun olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi …'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı …'ın Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: … Limited Şirketinin 2004 yılına ait katma değer vergisi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ila … takip numaralı ödeme emirlerini iptal eden Mahkeme kararı davalı İdare tarafından temyiz edilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında, tüzelkişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, Vakıflar ve cemaatler gibi tüzelkişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri, tüzelkişiliği olmayan teşekkü...