Kanuni temsilcilerin takip edilebilmesi için asıl borçlu şirket hakkındaki takip yollarının tüketilmesi ve kamu alacağının tahsil olanağının kalmadığının ortaya konulması gerektiği hk.
Danıştay 9. Daire E. 2005/649 K. 2005/3587 T. 30.11.2005 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU KANUNİ TEMSİLCİLERİN TAKİP EDİLEBİLMESİ İÇİN ASIL BORÇLU ŞİRKET HAKKINDAKİ TAKİP YOLLARININ TÜKETİLMESİ VE KAMU ALACAĞININ TAHSİL OLANAĞININ KALMADIĞININ ORTAYA KONULMASI GEREKTİĞİ HK. 213/md. 10 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Başkanlığı Karşı Taraf: .... İstemin Özeti: Davacının yönetim kurulu üyesi olduğu .... A.Ş.'den tahsil imkanı kalmayan ilam harcının tahsili amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesi uyarınca davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden, .... A.Ş.'den ilam harcının tahsili için düzenlenen ödeme emrinin şirketin bilinen adresinde posta yoluyla tebliğ yapılamadığından ilanen tebliğ edildiği, ödenmemesi üzerine söz konusu şirketin mal varlığı bulunmadığının saptandığından bahisle yönetim kurulu üyesi olan davacı adına ödeme emri düzenlenip tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesi uyarınca kanuni temsilcilerin takip edilebilmesi için asıl borçlu şirket hakkındaki takip yollarının tüketilmesi ve kamu alacağının tahsil olanağının kalmadığının ortaya konulması icap ettiği, olayda. adı geçen şirketin adresinde bulunamadığı yolunda usulüne uygun tespit bulunmadığı, öte yandan davacının bilinen adreslerinin (ikametgah) vergi dairesi müdürlüğünce bilindiği ve dava konusu ödeme emrinde bu adrese tebliğ edildiği halde, adı geçen şirket adına düzenlenen ödeme emrinin bu adreste tebliğine çalışılmadığı gibi anılan borçlu şirket hakkında takip yollarının da tüketilmediği anlaşıldığından dava konusu ödeme emrinde isabet görülmediği gerekçesiyle kabul eden ....... Vergi Mahkemesinin 15.10.2004 tarih ve E:2004/405, K:2004/1584 sayılı kararının; ödeme emrinin yasal olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Savcısı ....'ün Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanan Vergi Mahkemesi kararı, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın bozulmasını sağlayacak durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddine ve kararın onanmasına 30.11.2005 tarihinde oybirliği ile karar ver...