Şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcilerin takip edilebilmesi için öncelikle borçlu şirketin takip edilmesi ve takip sonucu borcun şirket tüzel kişiliğinden tahsilinin imkansız hale gelmesi gerektiği hk.
Danıştay 4. Daire E. 2005/359 K. 2005/2155 T. 21.11.2005 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU ŞİRKET BORÇLARINDAN DOLAYI KANUNİ TEMSİLCİLERİN TAKİP EDİLEBİLMESİ İÇİN ÖNCELİKLE BORÇLU ŞİRKETİN TAKİP EDİLMESİ VE TAKİP SONUCU BORCUN ŞİRKET TÜZEL KİŞİLİĞİNDEN TAHSİLİNİN İMKANSIZ HALE GELMESİ GEREKTİĞİ HK. 213/md. 10 Temyiz Eden: .... Vekili: Av. .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Kanuni temsilcisi olduğu .... Anonim Şirketi'nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlenip, tebliğ edilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 29.11.2004 günlü ve E: 2004/505, K: 2004/2288 sayılı kararıyla; Vergi Usul Kanununun 10 uncu maddesinde kanuni temsilcilerin sorumluluğunun düzenlendiği, bu hüküm uyarınca şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcilerin malvarlıklarına başvurulabilmesi için öncelikle şirketin takip edilerek borcun tamamen ya da kısmen şirketten tahsil imkanı kalmadığının kesin olarak belirlenmesi gerektiği, olayda, şirketin vergi borçları nedeniyle 178 muhtelif kalem elektronik eşyası haczedildiği halde hiçbir işlem yapılmadan kanuni temsilciler adına ödeme emirleri düzenlenemeyeceği şeklindeki davacı iddiaları dikkate alınarak ara kararı ile davalı idareden .... Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından düzenlenen haciz tutanağı ile haczedilen mallara ilişkin ne gibi işlem yapıldığının sorulması üzerine verilen cevabi yazıda .... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce haczedilen menkul malların satışından elde edilen miktarın mükellefin .... Vergi Dairesi'ne olan borçlarını karşılamadığı için ... Vergi Dairesine ayrılacak meblağın bulunmadığının bildirildiği, bu nedenle borçlu hakkında 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre tüm cebri yolların tüketildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, şirket hakkında tüm cebri icra yollarının tüketilmediğini, şirketin halen aktif ve ticari faaliyetini devam ettirdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Davacı, kanuni temsilcisi olduğu .... Anonim Şirketi'nin ödenmeyen vergi borçları nedeniyle Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı dava açmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesi hükmü uyarınca kanuni temsilcilerin şirketin vergi borçlarından sorumlu tutulabilmesi için, kamu alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil olanağı kalmadığının saptanması gerekmektedir. Dosyada mevcut haciz tutanaklarından, şirket hakkındaki takibatın tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'nun Düşüncesi: Uyuşmazlıkta, borçlu Anonim şirketin yönetim kurulu üyesi olan davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. ve 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emrini onayan .... Vergi Mahkemesi kararının yükümlü tarafından temyizen inc...