Kanuni temsilcinin şirket borçlarından dolayı sorumlu tutulabilmesi için, öncelikle amme alacaklarının şirket malvarlığından tahsili imkanının ortadan kalkmış olması gerektiği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2000/4833 K. 2001/4064 T. 21.11.2001 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU KANUNİ TEMSİLCİNİN ŞİRKET BORÇLARINDAN DOLAYI SORUMLU TUTULABİLMESİ İÇİN, ÖNCELİKLE AMME ALACAKLARININ ŞİRKET MALVARLIĞINDAN TAHSİLİ İMKANININ ORTADAN KALKMIŞ OLMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 10 6183/md. 35 İstemin Özeti : ....Ltd.Şti.nin 1994 takvim yılına ilişkin gelir (stopaj) vergisi, kurumlar vergisi,fon payı, vergi cezası, gecikme faizi ve usulsüzlük cezasından oluşan ödenmemiş vergi borçlarının tahsili amacıyla ilgili dönemde şirket müdürü olan davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davayı; yapılan yoklamalar sonucu şirketin bilinen adresinden ayrıldığı ve yeni adresinin tespit edilemediği göz önüne alındığında söz konusu tarhiyata ilişkin vergi ceza ihbarnamelerinin vergi dairesince ilanen tebliğ edilmesinde yasalara aykırılık bulunmadığı, gelirler kontrolörünün talebi üzerine alınan 25.12.1995 tarihli ihtiyati haciz kararına göre yapılan araştırmada şirketin haczedilebilecek herhangi bir malvarlığına rastlanmadığından, şirketin malvarlığından tahsil imkanı kalmayan amme alacağının tarhiyatın ilgili bulunduğu dönemde şirketi temsile yetkili olan davacının malvarlığından alınmasının Vergi Usul Kanununun 10. maddesine uygun olduğu, bu nedenle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde yasal isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle reddeden ... Vergi Mahkemesinin... gün ve ... Sayılı kararının; Vergi Usul Kanununun 10. maddesi uyarınca tüzelkişinin vergi borçlarından dolayı kanuni temsilcinin sorumlu tutulabilmesi için, kamu alacağının borçlu olan tüzelkişinin malvarlığından tahsilinin tamamen veya kısmen olanaksız hale gelmiş olması gerektiği, olayda vergi borcunun öncelikle şirket malvarlığından tahsili için bütün başvuru yollarının tüketildiği ve bu hususun 6183 sayılı Kanunun 75. maddesine göre düzenlenecek aciz fişi ile saptandığı yönünde yeterli tespitler bulunmadan, takibat dosyasında şirketin haczedilebilecek malvarlığına rastlanmadığından bahisle davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararında hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle bozan Danıştay Üçüncü Dairesinin 17.5.2000 gün ve E:1999/169, K:2000/1877 sayılı kararının; şirket malvarlığından tahsil imkanı kalmayan amme alacağının kanuni temsilciden istenmesinde yasalara aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek düzeltilmesi istemidir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ?. Düşüncesi: Kararın düzeltilmesine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, Dairemiz kararının düzeltilmesini gerektirir nitelikte görülmediğinden istemin reddi gerektiği düşünülmektedir. Savcı ?. Düşüncesi: Esas kararda belirtilen Savcı düşüncesi uyarınca karar düzeltme isteminin kabulü ile Daire kararı ortadan kaldırıldıktan sonra temyiz isteminin reddi ile mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: Olayda, Ltd.Şti'nin 1994 takvim yılına ilişkin ödenmemiş vergi borçlarının şirket malvarlığından tahsil...