Şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcinin takibe alınabilmesi için, alacağın şirketten tahsilinin imkansız hale gelmesi gerektiği hk.
Danıştay 4. Daire E. 2003/46 K. 2003/1972 T. 2.7.2003 KANUNİ TEMSİLCİLERİN TAKİBİ ŞİRKET BORÇLARINDAN DOLAYI KANUNİ TEMSİLCİNİN TAKİBE ALINABİLMESİ İÇİN, ALACAĞIN ŞİRKETTEN TAHSİLİNİN İMKANSIZ HALE GELMESİ GEREKTİĞİ HK. 213/md. 10 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Vekili: Av. ..... İstemin Özeti: Davacının yönetim kurulu üyesi bulunduğu .... Anonim Şirketinin muhtelif dönemlere ilişkin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlenip, tebliğ edilmiştir. .... Vergi Mahkemesi, 17.9.2002 günlü ve E: 2002/202, K: 2002/1961 sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca şirket borçlarından dolayı kanuni temsilcilerin takibe alınabilmesi için amme alacağının öncelikle şirketten tahsili yoluna gidilmesi, şirketten tahsil edilemeyen kısmın tahsili için kanuni temsilcilerin takibe alınmasının gerektiği, olayda .... Anonim Şirketinin tüzel kişiliğinin sona ermediği, amme alacaklarının tahsili için şirket adına ödeme emri düzenlendiği, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davaların ve şirketten tahsil işlemlerinin devam ettiği, amme alacağının şirketten tahsil imkanı kalmadığının açıkça ortaya konulmadığının anlaşıldığı, bu durumda kanuni temsilcinin takibinin yasal olmadığı gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptaline karar vermiştir. Davalı İdare, şirket borçlarını karşılayacak tutarda şirketin mal varlığının bulunmadığını ileri sürmekte ve kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 2.7.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi. ----------o---------- kanun 213 madde 213 10