1 sıra nolu kurumlar vergisi kanunu genel tebliğinin 5.1. 56 2.2.2.2 bölümlerindeki bazı ifadeler ile 15.6.6 bölümünün iptali istemiyle açılan dava sonuçlanıncaya kadar yürütmenin durdurulması hk.
Danıştay 4. Daire E. 2007/2364 K. 2007/0000 T. 18.10.2007 YÜRÜTMENİN DURDURULMASI 1 SIRA NOLU KURUMLAR VERGİSİ KANUNU GENEL TEBLİĞİNİN 5.1. 56 2.2.2.2 BÖLÜMLERİNDEKİ BAZI İFADELER İLE 15.6.6 BÖLÜMÜNÜN İPTALİ İSTEMİYLE AÇILAN DAVA SONUÇLANINCAYA KADAR YÜRÜTMENİN DURDURULMASI HK. 5520/md. 5 , 15 Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Vatandaşın Vergisini Koruma Derneği Davalı: Maliye Bakanlığı İstemin Özeti: 3.4.2007 gün ve 26482 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 1 sıra nolu Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliğinin 5.1. 56 2.2.2.2 bölümlerindeki bazı ifadeler ile 15.6.6 bölümünün iptali istemiyle açılan dava sonuçlanıncaya kadar yürütmenin durdurulması isteminden ibarettir. Savunmanın Özeti: Danıştay'da ancak idarenin kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlemlerine karşı iptal davası açılabileceği, davacının ehliyetli olmadığı ve iptali istenilen düzenlemelerin kanuna uygun olduğu belirtilerek davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi ....'nun Düşüncesi: Dava konusu Genel Tebliğin 5.1 ve 5.6.2 , 2.2 bölümlerinde yer verilen ve iptali istenilen ibarelerin Kanuna aykırı olmadığı, sadece Kanunun gerekçesi de dikkate alınarak yapılan bazı açıklamaları içerdiği, uygulamanın da bu yönde olduğu anlaşıldığından bu kısımlara ilişkin yürütmenin durdurulması isteminin reddi, 15.6.6 bölümüne ilişkin yürütmenin durdurulması isteminin ise vergi kanunlarında düzenlenmeyen ve açıkça idareye yetki de verilmeyen bir konuda düzenleme yapılması hukuka uygun olmadığından kabulü gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'un Düşüncesi: Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için 2577 sayılı Kanunun 27'nci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği anlaşıldığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Davalı idare, davacı Derneğin, Tebliğin iptalinde menfaatinin ve dolayısıyla ehliyetinin bulunmadığını, davanın esası incelenmeden reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2577 sayılı Kanun'un 2. maddesinin "a" fıkrasında, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar iptal davaları olarak tanımlanmış ve sübjektif ehliyet koşulu "menfaat ihlali" olarak yer almıştır. İptal davasının içtihat ve doktrinde belirlenen hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, idare hukuku alanında tek taraflı irade açıklamasıyla kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tesis edilen idari işlemlerin ancak bu idari işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi kurulabilenler tarafından iptal davasına konu edilebileceğinin kabulü zorunludur. Bu davaların açılabilmesi için genel anlamındaki ehliyet koşulunun varlığı yanında "menfaatin ihlal edilmesi" koşulu da aranmıştır. Bu koşul, her isteyenin idari bir işleme karşı dava açmasını ve bu şekilde oluşabilecek idari istikrarsızlık ve belirsizlikleri önlemek için öngörülmüştür. Menfaat alakasın...