Davacının vergi borcu bulunduğuna ilişkin işlem, kesin ve yürütülmesi zorunlu, ilgilinin menfaatini etkileyecek nitelikte bir işlem olup, bu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek vergi borcunun kaldırılması istemiyle açılan davada, vergi barışı kanunundan yararlanmaya ilişkin başvuru dilekçesindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığına ilişkin iddia doğrultusunda imza istiktabı yaptırıldıktan sonra karar verilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2007/150 K. 2007/2139 T. 19.6.2007 KESİN VE YÜRÜTÜLMESİ GEREKEN İŞLEM VERGİ DAVASININ KONUSU DAVACININ VERGİ BORCU BULUNDUĞUNA İLİŞKİN İŞLEM, KESİN VE YÜRÜTÜLMESİ ZORUNLU, İLGİLİNİN MENFAATİNİ ETKİLEYECEK NİTELİKTE BİR İŞLEM OLUP, BU İŞLEMİN HUKUKA AYKIRI OLDUĞU İLERİ SÜRÜLEREK VERGİ BORCUNUN KALDIRILMASI İSTEMİYLE AÇILAN DAVADA, VERGİ BARIŞI KANUNUNDAN YARARLANMAYA İLİŞKİN BAŞVURU DİLEKÇESİNDEKİ İMZANIN ŞİRKET YETKİLİSİNE AİT OLMADIĞINA İLİŞKİN İDDİA DOĞRULTUSUNDA İMZA İSTİKTABI YAPTIRILDIKTAN SONRA KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. 2577/md. 14 213/md. 378 İstemin Özeti: 1999, 2000 ve 2001 yılları için 4811 sayılı Kanun uyarınca verilen matrah artırımına ilişkin dilekçedeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı ileri sürülerek tahakkuk ettirilen vergilerin kaldırılması istemiyle dava açılmıştır. İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin 06.07.2006 günlü ve E:2006/1627, K:2006/1630 sayılı kararıyla; davanın bilgisayardan alınan borç listesindeki vergi borçlarının 4811 sayılı Kanuna göre matrah artırımından kaynaklandığının öğrenilmesi üzerine, matrah artırımında bulunulmadığı iddiasıyla dilekçe üzerinde imza incelemesi yapılması istemiyle açıldığı, Vergi Usul Kanununun 378?inci maddesine göre tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara ya da 6183 sayılı Kanuna göre ödeme emri tebliği, haciz gibi işlemlere karşı vergi mahkemesinde dava açılabileceği, bilgisayardan alınan borç listesi dava konusu yapılabilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı gibi imza incelemesi yaptırılması istemiyle de dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, 4811 sayılı Kanun uyarınca verilen dilekçedeki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını, vergilerin kaldırılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ?. Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ?. Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49?uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: 1999 ile 2001 yılları için 4811 sayılı Yasa uyarınca verilen matrah artırımına ilişkin dilekçedeki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığı iddia edilerek tahakkuk ettirilen vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davayı, kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadığı gerekçesiyle reddeden Mahkeme kararı temyiz edilmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14?üncü ...