Davacı şirket adres değişikliği nedeniyle k?.vergi dairesi mükellefi olduğundan mükellefiyet ve vergi uygulanması bakımından bu vergi dairesine bağlı olup, idarenin bir bütün olduğu ilkesi de dikkate alındığında tüm borçlar için yapılan başvurunun b?. vergi dairesi tarafından ilanen tebliğ edilerek kesinleşen borçları da kapsadığı hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2006/2963 K. 2007/1654 T. 18.5.2007 İDARENİN BÜTÜNLÜĞÜ İLKESİ DAVACI ŞİRKET ADRES DEĞİŞİKLİĞİ NEDENİYLE K?.VERGİ DAİRESİ MÜKELLEFİ OLDUĞUNDAN MÜKELLEFİYET VE VERGİ UYGULANMASI BAKIMINDAN BU VERGİ DAİRESİNE BAĞLI OLUP, İDARENİN BİR BÜTÜN OLDUĞU İLKESİ DE DİKKATE ALINDIĞINDA TÜM BORÇLAR İÇİN YAPILAN BAŞVURUNUN B?. VERGİ DAİRESİ TARAFINDAN İLANEN TEBLİĞ EDİLEREK KESİNLEŞEN BORÇLARI DA KAPSADIĞI HAKKINDA. 2709/md. 123 İstemin Özeti: Davacının B?. Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne olan vergi borçlarının da 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu'nun 2. maddesinden yararlandırılması yolundaki düzeltme şikayet başvurusunun reddine daire işlemin iptali istemiyle dava açılmıştır. Vergi Mahkemesince; dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından K?. Vergi Dairesi'ne başvurularak vergi borçlarının 4811 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında taksitlendirilerek ödenmesine karşın B?. Vergi Dairesi'ne olan borçlarının bu daireye ayrıca başvurulmadığı gerekçesiyle 4811 sayılı Kanun kapsamına alınmamasına dair tesis edilen işlemin iptali istemiyle dava açıldığının anlaşıldığı, düzeltme şikayet başvurusunda ileri sürülen iddiaların, 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurulmadan ilk bakışta anlaşılabilecek açıklıkta vergilendirme hatası kapsamında değerlendirilemeyeceği, hukuki yorum gerektirdiği, bu nedenle şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı, gelir idaresinin bütün olduğunu, 4811 sayılı Yasa kapsamındaki başvurunun tüm borçlar için yapıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Davacı tarafından yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararı temyiz edilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde ?vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istemesi ve alınması? olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 117. maddesinde, hesap hataları sayılmış, 2 numaralı bentte, vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsuplarının yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, 1. bentte yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış ve gösterilmiş olması vergi miktarındaki hatalar olarak açıklanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 4. maddesinde, vergi dairesinin, mükellefi tespit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire olduğu, mükelleflerin vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı olduklarının vergi kanunları ile belirleneceği, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 106. maddesinde, gelir vergisinin mükellefin ikametgahının bulunduğu mahal vergi dairesince tarh edileceği ifade edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, B?. Vergi Dairesi mükellefi iken adres değişikliği nedeniyle K?. Vergi Dairesi mükellefi olan davacı şirket tarafından, 26.03.2003 günlü dilekçeyle K?. Vergi Dairesi'ne başvurulduğu ve 4811 sayılı Kanu...