Borçlu şirketle davacı şirket arasında imzalanan "karşılıklı olarak açılan davalardan hiçbir bedel talep etmeksizin" feragat edilmesine ilişkin protokol, şirketin alacağının tahsilinin imkansız hale geldiğini ispata yeterli belge sayılacağından söz konusu tutarın zarar yazılmasında kanuna aykırılık bulunmadığı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2005/657 K. 2006/1263 T. 7.6.2006 DAVADAN FERAGAT AMACIYLA DÜZENLENEN PROTOKOL ALACAĞIN TAHSİLİNİN İMKANSIZ HALE GELDİĞİNİN İSPATI BORÇLU ŞİRKETLE DAVACI ŞİRKET ARASINDA İMZALANAN "KARŞILIKLI OLARAK AÇILAN DAVALARDAN HİÇBİR BEDEL TALEP ETMEKSİZİN" FERAGAT EDİLMESİNE İLİŞKİN PROTOKOL, ŞİRKETİN ALACAĞININ TAHSİLİNİN İMKANSIZ HALE GELDİĞİNİ İSPATA YETERLİ BELGE SAYILACAĞINDAN SÖZ KONUSU TUTARIN ZARAR YAZILMASINDA KANUNA AYKIRILIK BULUNMADIĞI HK. 213/md. 322 Temyiz Eden: .... Limited Şirketi Vekili: Av. .... Karşı Taraf: .... Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti: 2002 yılı işlemleri incelenen davacı şirket adına ikmalen kurumlar vergisi, geçici vergi salınmış, fon payı hesaplanıp, vergi ziyaı cezası ve özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 22.12.2004 günlü ve E: 2004/736, K: 2004/1127 sayılı kararıyla; 1998 yılında başka bir şirkete yapılan işten dolayı düzenlenen faturaların bir kısmının ilgili şirket tarafından kabul edilmemesi sonucu iade edilen faturaların 1998 yılı kayıtlarına hasılat olarak kaydedildiği, 1998 yılında bu alacak için dava açıldığı, ancak diğer firmanın da dava açması üzerine her iki davadan karşılıklı olarak feragat edildiği, bunun üzerine tahsil edilemeyen alacak için şüpheli alacak ayrıldığı, ancak inceleme elemanınca şüpheli alacak ayrılamayacağı belirtilerek tarhiyat yapıldığı, davacı şirketin alacaklı olduğu şirket deprem bölgesinin mükellefi olmadığından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun geçici 24 üncü maddesinin uygulanması suretiyle şüpheli alacak ayrılamayacağı, 1998 yılında borçlu şirket adına düzenlenen iki adet faturadan kaynaklanan alacak için açılan dava ile borçlu şirketin de açtığı davadan karşılıklı olarak feragat edildiği, bu durumda şüpheli halde kalan bir alacağın bulunmadığı, açılan davanın kaybedilmesi durumunda kaybedilecek maddi külfetin bertaraf edilmesi karşılığında aynen tahsilinden vazgeçilen ve şüpheli olmaktan çıkan bir alacak bulunduğu, bu alacağın 2002 yılında kazancın tespitinde indirim konusu yapılamayacağı, davacı şirketin satıştan iadeleri, ilgili hesaba kaydetmediği anlaşıldığından kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle kurumlar vergisi, geçici vergi, fon payı, özel usulsüzlük cezası ve vergi ziyaı cezasına karşı açılan davayı reddetmiştir. Davacı şirket, borçlu şirketten tahsil edilemeyen tutarın 1998 yılında hasılat olarak kaydedildiğini, tahsilinden vazgeçilen alacağın 2002 yılı kurum kazancından indirilmesinin yasal olduğunu ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Davacı şirketin 1998 yılında kayıtlarına intikal ettirdiği tutarın 2002 yılında tahsilinden vazgeçildiği açık olup, bu durumda söz konusu tutarın değersiz alacak olarak kayıtlı değeriyle zarar yazılmasının mümkün olduğu, mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'nun Düşüncesi: İdare...