Aktife kayıtlı gayrimenkullerini satarak elde ettiği kazancı ilgili yılda sermayesine ekleyen ancak, istisna uygulanması nedeniyle sonraki yıla devreden zararı oluşan davacı tarafından kurumlar vergisinden müstesna tutulan tüm kazanç üzerinden tevkifat yapılması gerekirken, sadece istisnanın cari yıla isabet eden kısmı üzerinden tevkifat yapılması nedeniyle ikmalen tarhiyat yapıldığına göre, fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olan vergi usul kanunu hükümleri uygulanmak suretiyle ceza kesilmesi gerektiği hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2003/32 K. 2004/442 T. 9.3.2004 GAYRİMENKUL SATIŞINDAN ELDE EDİLEN KAZANÇ AKTİFE KAYITLI GAYRİMENKULLERİNİ SATARAK ELDE ETTİĞİ KAZANCI İLGİLİ YILDA SERMAYESİNE EKLEYEN ANCAK, İSTİSNA UYGULANMASI NEDENİYLE SONRAKİ YILA DEVREDEN ZARARI OLUŞAN DAVACI TARAFINDAN KURUMLAR VERGİSİNDEN MÜSTESNA TUTULAN TÜM KAZANÇ ÜZERİNDEN TEVKİFAT YAPILMASI GEREKİRKEN, SADECE İSTİSNANIN CARİ YILA İSABET EDEN KISMI ÜZERİNDEN TEVKİFAT YAPILMASI NEDENİYLE İKMALEN TARHİYAT YAPILDIĞINA GÖRE, FİİLİN İŞLENDİĞİ TARİHTE YÜRÜRLÜKTE OLAN VERGİ USUL KANUNU HÜKÜMLERİ UYGULANMAK SURETİYLE CEZA KESİLMESİ GEREKTİĞİ HAKKINDA. (5422/gç.md.23) İstemin Özeti: 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun geçici 23?üncü maddesi kapsamında aktifine kayıtlı gayrimenkullerini 1998 yılında satarak elde ettiği kazancı sermayeye eklemek suretiyle istisna hükümlerinden yararlanan ancak, istisna uygulaması nedeniyle sonraki yıla devreden zarar oluşması üzerine istisnanın cari yılda elde edilen kazanca isabet eden kısmı üzerinden tevkifat yapan davacı adına ikmalen gelir (stopaj) vergisi salınmış, fon payı hesaplanıp, vergi ziyaı cezası kesilmiştir. ?..Vergi Mahkemesi 5.11.2002 günlü ve E:2002/921, K:2002/2664 sayılı kararıyla; 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun olay tarihinde yürürlükte olan geçici 23?üncü maddesinde, tam mükellefiyete tabi kurumların iştirak hisselerinin veya gayrimenkullerinin satışından doğan kazancın, satışın yapıldığı yılda kurum sermayesine ilave edilen kısmının, kurumlar vergisinden müstesna olacağı, ancak, bu hüküm uyarınca vergiden istisna edilen bu kazançların % 10 vergi tevkifatına tabi olacağının belirtildiği, bu hükümler uyarınca istisnaya tabi bu kazançların tevkifata tabi bulunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığı ancak, dönem faaliyetinin zararla kapatılması halinde tevkifatın zararların mahsup edildiği dönemde mi yoksa dönem kazancı ile ilgilendirilmeksizin mi yapılacağının ihtilaf konusu olduğu, gayrimenkul satış kazancının kurumlar vergisinden istisna tutulmuş olması nedeniyle yapılması zorunlu olan tevkifatı, kurumun karlı veya zararlı olmasına bağlamanın mümkün olmadığı, kurumlar vergisi matrahı mali bilancoya göre belirlenirken gelir vergisi tevkifatının mali bilanço ile ilgilendirilmeksizin yapılması gerektiği bu durumda, davacının gayrimenkul satışından elde ettiği ve sermayesine ilave ederek kurumlar vergisinden müstesna tutulan kazancının tamamı üzerinden tevkifat yapılması zorunlu olduğundan söz konusu istisnanın kurum kazancına yetmemesi nedeniyle sonraki yıla zarar olarak devreden kısmından tevkifat yapılmayarak beyan edilmemesi nedeniyle verginin zamanında tahakkuk ettirilmediği ve vergi ziyaına sebep olunduğunun açık olduğu, bu nedenle, yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak, 1998 yılında tevkifata tabi tutulmayan kısım geç de olsa 1999 yılında tevkifata tabi tutularak beyan edilip, tahakkuk ettirildiğinden vergi ve fon payının kaldırılması gerektiği, vergi ziyaı cezasının ise, yasal olduğu gerekçesiyle davanın kıs...