Mükellefin ticari faaliyetinden doğan borçlarının bir kısmını karşılayabilmek amacıyla sahibi olduğu gayrimenkulleri iktisap tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra satışından elde ettiği kazancın ticari kazanç olarak vergiye tabi tutulamayacağı hk.
Danıştay 9. Daire E. 2003/2737 K. 2005/2541 T. 29.9.2005 TİCARİ KAZANÇ GAYRİMENKUL SATIŞI MÜKELLEFİN TİCARİ FAALİYETİNDEN DOĞAN BORÇLARININ BİR KISMINI KARŞILAYABİLMEK AMACIYLA SAHİBİ OLDUĞU GAYRİMENKULLERİ İKTİSAP TARİHİNDEN İTİBAREN BİR YIL GEÇTİKTEN SONRA SATIŞINDAN ELDE ETTİĞİ KAZANCIN TİCARİ KAZANÇ OLARAK VERGİYE TABİ TUTULAMAYACAĞI HK. 193/md. 37 Temyiz İsteminde Bulunan: .... - .... Adi Ortaklığı Karşı Taraf: ..... Malmüdürlüğü İstemin Özeti: 1999 yılında yaptığı gayrimenkul satışlarıyla ilgili olarak yapılan incelemede gerek kendi adına gerekse .... isimli şahıs ile 1/2 oranında ortak olarak gayrimenkul ticareti yaptığı ve bu faaliyetinden sağladığı kazancını vergi idaresinin bilgisi dışında bıraktığı görüşüyle davacı adına 1999/Mart, Nisan, Mayıs dönemleri için re'sen salınan katma değer vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasına karşı açılan davayı; alındıkları tarihlerden kısa süreler sonrasında, yüksek karlarla gayrimenkul satışları yapan ve zorunlu nedenlerle satış yapıldığını ispatlayamayan davacının bu faaliyetinin ticari faaliyet kapsamında nitelendirilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle reddeden ayrıca kesilen özel usulsüzlük ve usulsüzlük cezaları hakkında ise 4811 sayılı Vergi Barışı Kanununun 3'üncü maddesinin (3) işaretli bendi uyarınca karar verilmesine yer olmadığına karar veren .... Vergi Mahkemesinin 29.5.2003 tarih ve 2003/1273 sayılı kararının; kazanç sağlama gayesi ile değil ekonomik zorunluluktan dolayı yapılan satışlardan sağlanan gelirin ticari kazanç kapsamında vergilendirilmesi şartlarının oluşmadığı ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Dosyada bulunan icra takibine ilişkin belgelerden satış işlemlerinin zorunluluktan kaynaklandığı, bu nedenle mahkeme kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: 1999 yılında elde ettiği ticari kazancını beyan etmemesi nedeniyle davacı adına salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen usulsüzlük cezasına karşı açılan davada, vergi mahkemesince verilen kararın, katma değer vergisi ile vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulmasına ilişkin bulunmaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37'nci maddesinin birinci fıkrasında; her türlü ticari ve sınai faaliyetten elde edilen kazanç, ticari kazanç olarak tanımlanmış, ikinci fıkrasının (4) işaretli bendinde; gayri...