Kadastro düzenlenmesi nedeniyle ve hükmen davacı adına tescil edilen gayrimenkullerin değişik tarihlerde satışından elde edilen gelirin ticari kazanç olarak vergilendirilemeyeceği hk.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu E. 2004/195 K. 2005/47 T. 11.3.2005 TİCARİ KAZANÇ GAYRİMENKULLERİN SATIŞI KADASTRO DÜZENLENMESİ NEDENİYLE VE HÜKMEN DAVACI ADINA TESCİL EDİLEN GAYRİMENKULLERİN DEĞİŞİK TARİHLERDE SATIŞINDAN ELDE EDİLEN GELİRİN TİCARİ KAZANÇ OLARAK VERGİLENDİRİLEMEYECEĞİ HK. 193/md. 37 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... İstemin Özeti: Gayrimenkul alım satım faaliyetinden elde ettiği ticari kazancını beyan etmediği ve bilgi vermek üzere yapılan davete icabet etmediği yolunda düzenlenen rapora dayanılarak davacı adına 1999 yılı için re'sen gelir vergisi ve geçici vergi salınmış, fon payı hesaplanmış, vergi zıyaı cezası ve özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 1.5.2001 günlü ve E: 2000/1200, K: 2001/448 sayılı kararıyla, davanın, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 355 inci maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına yönelik kısmının reddine; davacının bilgi vermekten imtina etmesi üzerine tapu kayıtları üzerinden yapılan incelemede değişik tarihlerde farklı kişilerden aldığı arazileri yine değişik tarihlerde farklı kişilere sattığının tespit edildiğinin kabulüyle ticari faaliyette bulunduğu sonucuna ulaşılarak, tapu işlemlerindeki toplam harç matrahından hareketle 19.750.000.000.- lira ticari kazanç elde edildiği hesaplanarak bu tutar üzerinden davaya konu vergilerin tarh edildiğinin anlaşıldığı, elde edilen bir kazancın ticari kazanç kabul edilerek vergilendirmeye tabi tutulabilmesi için yapılan faaliyetin süreklilik arz etmesi gerektiği, inceleme raporunda, davacının değişik kimselerden farklı tarihlerde alıp yine değişik tarihlerde farklı kimselere sattığı gayrimenkullerin tapu kayıtları üzerinde yapılan araştırmayla tespit edildiği belirtilmekte ise de, Mahkemelerince verilen 24.4.2001 günlü ara kararına .... Sicil Müdürlüğünce verilen cevap ve eki belgelerden, taşınmazların kadastro düzenlemesi nedeniyle ve hükmen davacı adına tescil edildiğinin ve değişik tarihlerde belirtilen şekilde tescil edilen taşınmazların satıldığı görüldüğünden, kanunun aradığı anlamda bir alım satımın söz konusu olmadığı ve dolayısıyla vergilendirilmesi gereken bir ticari kazancın bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle vergi zıyaı cezalı gelir vergisi, geçici vergi ve fon payının kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi 5.11.2003 günlü ve E: 2001/3728, K: 2003/4874 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 37 nci maddesinde, gayrimenkul alım, satım ve inşa işinden elde edilen kazançların ticari kazanç sayılarak vergilendirilmesi için devamlılık koşulu arandığı ve bir işlemin devamlılık taşıdığının ise işlemin aynı vergilendirme döneminde yinelenmesi ya da önceki vergilendirme döneminde de yapılmış olmasına göre belirleneceği, maddi ve şekli anlamda bir ticari organizasyonun belirgin olmadığı durumlarda kazanç doğuran işlemin çokluğundan devamlılık unsurunu belirleyen en nesnel ölçü olduğu ve devamlılık unsurunun gerçekleşm...