Gelir vergisi kanunu'nun mükerrer 81 nci maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranlarının uygulanması sonucu hesaplanan gayrimenkullerin arındırmadan sonraki bedelinin, satış bedelinden indirilmesi sonucu ortaya çıkan tutarın değer artış kazancı olduğu belirtilerek düzenlenen inceleme raporuna göre davacı adına re'sen tarhiyat yapıldığının anlaşıldığı, bu durumda, mahkemece, söz konusu gayrimenkullerin satıldığı tarihte yürürlükte olan gelir vergisi kanunu'nun geçici 46 ncı maddesi hükümlerine göre değil, anılan kanun'un mükerrer 80 ve mükerrer 81 inci maddelerine göre uyuşmazlığın incelenmesinde isabet görülmediği hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 2002/3805 K. 2003/1442 T. 22.5.2003 DEĞER ARTIŞ KAZANCI GELİR VERGİSİ KANUNU'NUN MÜKERRER 81 NCİ MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN YENİDEN DEĞERLEME ORANLARININ UYGULANMASI SONUCU HESAPLANAN GAYRİMENKULLERİN ARINDIRMADAN SONRAKİ BEDELİNİN, SATIŞ BEDELİNDEN İNDİRİLMESİ SONUCU ORTAYA ÇIKAN TUTARIN DEĞER ARTIŞ KAZANCI OLDUĞU BELİRTİLEREK DÜZENLENEN İNCELEME RAPORUNA GÖRE DAVACI ADINA RE'SEN TARHİYAT YAPILDIĞININ ANLAŞILDIĞI, BU DURUMDA, MAHKEMECE, SÖZ KONUSU GAYRİMENKULLERİN SATILDIĞI TARİHTE YÜRÜRLÜKTE OLAN GELİR VERGİSİ KANUNU'NUN GEÇİCİ 46 NCI MADDESİ HÜKÜMLERİNE GÖRE DEĞİL, ANILAN KANUN'UN MÜKERRER 80 VE MÜKERRER 81 İNCİ MADDELERİNE GÖRE UYUŞMAZLIĞIN İNCELENMESİNDE İSABET GÖRÜLMEDİĞİ HAKKINDA. 193/md. 80 , 81 , gç.md.46 Kararın Düzeltilmesini İsteyen: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Vekili: Av. .... İstemin Özeti: 1998 yılında satılan gayrimenkuller nedeniyle elde edilen değer artış kazancını beyan etmediği ileri sürülen davacı adına düzenlenen inceleme raporuna göre re'sen gelir vergisi ve ek gelir vergisi salınıp, fon payı hesaplanmış, ağır kusur ve vergi zıyaı cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi; olayda 1995, 1996, 1997 ve 1998 yıllarında iktisap edilen gayrimenkullerin 1998 yılında satılması nedeniyle kanunda öngörülen yeniden değerleme oranlarının uygulanması sonucu ortaya çıkan tutarın satış bedelinden düşülmesi suretiyle değer artış kazancının hesaplanmasının yasal olduğu, davacının taşınmazların değer artış kazancını gerekli kılacak anlamda gerçek satış bulunmadığı, servetin korunmasının amaçlandığı yolundaki iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı ancak yükümlünün uhdesinde kalan giderler ve harçların satış bedelinden düşülmesi, olayın özelliği ve matrahın bulunuş biçimi gereği olayda kusur cezası uygulanması gerektiği, gerekçesiyle davanın kısmen reddine karar vermiştir. Tarafların temyiz istemi üzerine, Danıştay Dördüncü Dairesinin 16.4.2002 günlü ve E: 2001/2753, K: 2002/1691 sayılı kararıyla; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 4369 sayılı Kanunun 54 üncü maddesiyle eklenen ve 29.7.1998 tarihinden itibaren yürürlüğe giren geçici 46 ncı maddesinde, 31.12.2000 tarihine kadar uygulanmak üzere, 1998 yılı emlak vergisi beyanname verme süresinin bitmesinden önce iktisap edilen gayrimenkullerin elden çıkarılması halinde, bunların maliyet bedeli olarak, 1998 yılı genel beyan döneminde beyan edilecek emlak vergisi değerinin esas alınacağı, bu maddeye göre maliyet bedeli kabul edilen tutarlar, endekslenmiş maliyet bedeli kabul edileceği ve 1998 yılı emlak vergisi beyanname verme süresi sonunda yeniden endeksleme yapılamayacağının ifade edildiği, dosyanın incelenmesinden, 1995, 1996, 1997 ve 1998 yıllarında iktisap edilen gayrimenkullerin 24.11.1998 ve 30.11.1998 tarihlerinde satışından dolayı elde edilen değer artış kazancına ait gelir vergisi beyannamesini vermediği ileri sürülerek, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 81 nci maddesinde öngörülen yeniden değerleme oranlarının uygulanması sonucu hesapla...