Davacı kurumun almış olduğu kredilerin bir kısmını iştiraki olan bir başka şirkete kullandırması ve oluşan faiz giderlerinin krediyi kullandırmış olduğu şirket tarafından gider kısıtlamasına tabi tutulması nedeniyle, kendi bünyesinde de gider kısıtlamasına tabi tutulmasına gerek bulunmadığı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2003/282 K. 2004/585 T. 25.3.2004 GİDER KISITLAMASI DAVACI KURUMUN ALMIŞ OLDUĞU KREDİLERİN BİR KISMINI İŞTİRAKİ OLAN BİR BAŞKA ŞİRKETE KULLANDIRMASI VE OLUŞAN FAİZ GİDERLERİNİN KREDİYİ KULLANDIRMIŞ OLDUĞU ŞİRKET TARAFINDAN GİDER KISITLAMASINA TABİ TUTULMASI NEDENİYLE, KENDİ BÜNYESİNDE DE GİDER KISITLAMASINA TABİ TUTULMASINA GEREK BULUNMADIĞI HK. 193/md. 41 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Başkanlığı Karşı Taraf: .... Anonim Şirketi Vekili: Av. .... İstemin Özeti : 2000 yılı işlemleri incelenen davacı şirketin uzun vadeli borçlanma giderleri için finansman gideri kısıtlaması yapılmadığı ileri sürülerek ikmalen kurumlar vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, vergi ziyaı cezası kesilmiştir. Ankara 3.Vergi Mahkemesi, 21.10.2002 günlü ve E:2002/278, K:2002/851 sayılı kararıyla; davacı şirketin 2000 yılında aldığı uzun vadeli kredilerin bir kısmını iştiraki olan ... Boru Üretim Anonim Şirketine kullandırdığı, bu tutarı 31.12.2000 tarihi itibarıyla adatandırarak hesaplanan faiz üzerinden fatura kesildiği, katma değer vergisi hesaplandığı ve gelir olarak yazıldığı, yüklenilen faiz giderinin kullanan şirket tarafından gider kısıtlamasına tabi tutulduğu, Gelir Vergisi Kanununun 41/8 inci maddesi uyarınca gider kısıtlaması yapılabilmesi için mükelleflerin işletmede kullandıkları yabancı kaynaklara ilişkin giderin söz konusu olması gerektiği, aynı borç nedeniyle mükerrer gider kısıtlaması olamayacağı gerekçesiyle vergi ve cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, davacı şirketin aldığı kredi nedeniyle gider kısıtlaması yapması gerektiğini, holding durumunda olmayan şirketin, iştiraklerine finansman sağlamak gibi bir görevi olmadığını ileri sürmekte ve kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'un Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'ün Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 25.3.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi. ----------o---------- kanun 193 madde 193 41