Arsa payı üzerine inşa edilen dairelerin satışından elde edilen kazancın değer artış kazancı olarak vergiye tabi tutulamayacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2003/1404 K. 2004/1167 T. 25.5.2004 DEĞER ARTIŞ KAZANCI ARSA PAYI ÜZERİNE İNŞA EDİLEN DAİRELER ARSA PAYI ÜZERİNE İNŞA EDİLEN DAİRELERİN SATIŞINDAN ELDE EDİLEN KAZANCIN DEĞER ARTIŞ KAZANCI OLARAK VERGİYE TABİ TUTULAMAYACAĞI HK. 193/md. 80 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Vekili: Av. .... - Av. .... İstemin Özeti: Davacının 7.7.1999 tarihinde satın aldığı arsayı, kat irtifakı suretiyle 12.7.1999 tarihinde satışından elde ettiği değer artışı kazancını beyan etmediği ileri sürülerek 1999 yılı için gelir vergisi salınmış, fon payı hesaplanmış, vergi ziyaı cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi, 17.12.2002 günlü ve E: 2002/418, K: 2002/815 sayılı kararıyla; davacının sahibi bulunduğu arsayı kat irtifakı suretiyle satışının daire satışı olarak gözükmekle birlikte gerçekte arsa payı satışı olduğu, dolayısıyla arsa sahibi konumunda olan mükellefin bu satışlara ilişkin maliyetinin daireye göre değil, arsa payına göre belirlenmesi gerektiği belirtilerek hesaplanan arsa maliyet bedeline, bu satışlarla ilgili katlanılan vergi ve giderlerle, ilgili yıldaki değer artış kazançlarındaki istisna tutarı dikkate alınmak suretiyle beyan dışı bırakılan kazancın saptandığı inceleme raporu ile eklerini oluşturan .... Tapu Müdürlüğünün 15.6.2000 tarihli yazısı ve eki Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından doldurulan 1 Nolu Bilgi Formu ve davacı tarafından ibraz edilen tapu senetlerinden, satışı yapılan taşınmazın arsa payı değil, arsa payı üzerine inşa edilen 5 ve 10 nolu dairelerin satışının olduğu anlaşıldığından, tarhiyatın yasal olmadığı gerekçesiyle salınan vergi ve kesilen cezanın kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, kat irtifakının arsa payına bağlı bir irtifak çeşidi olduğunu, yapının tamamlanmasından sonra bu irtifakın kat mülkiyetine çevrileceğini, dolayısıyla davacının satışının daire satışı olmayıp arsa payı satışı olduğunu ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'nın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 25.5.2004 gününde oybir...