Vergi usul kanununda belirtilen tarh şekillerinin uygulanabilmesi için gerçek veya gerçeğe en yakın biçimde vergiyi doğuran olayın ortaya çıkarılması ve bununla ilgili somut kanıtların ortaya konulmasının zorunlu olduğu hk.
Danıştay 4. Daire E. 2002/110 K. 2002/3249 T. 16.10.2002 VERGİ USUL KANUNUNDAKİ TARH ŞEKİLLERİ SOMUT KANITLAR VERGİ USUL KANUNUNDA BELİRTİLEN TARH ŞEKİLLERİNİN UYGULANABİLMESİ İÇİN GERÇEK VEYA GERÇEĞE EN YAKIN BİÇİMDE VERGİYİ DOĞURAN OLAYIN ORTAYA ÇIKARILMASI VE BUNUNLA İLGİLİ SOMUT KANITLARIN ORTAYA KONULMASININ ZORUNLU OLDUĞU HK. 213/md. 3 193/md. 121 Temyiz Eden: .... Vekili: Av. .... Karşı Taraf:.... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: Ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına 04663, 04664 sayılı ödeme emirleri düzenlenip, tebliğ edilmiştir. .... Vergi Mahkemesi, 25.9.2001 günlü ve E: 2001/198, K: 2001/1168 sayılı kararıyla; olayda, 1994 yılı defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen davacı adına re'sen takdire dayalı olarak yapılan tarhiyata ilişkin vergi, ceza ihbarnamelerinin usulüne uygun olarak yükümlünün bilinen adresinde annesine tebliğ edilmesine rağmen süresi içerisinde ödenmemesi ve dava konusu da edilmemesi üzerine ödeme emirleri düzenlenip, tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı düzenlenen ödeme emirlerinin yasal olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi ....'nin Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'nun Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49 uncu maddesinin 1 inci fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 121 inci maddesinde; yıllık beyannamede gösterilen gelire dahil kazanç ve iratlardan, bu Kanuna göre kesilmiş veya götürü usulde tespit edilmiş olan kazanç ve ücretler dolayısıyla ödenmiş bulunan vergilerin, beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisine mahsup edileceği hükme bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde ise vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu belirtilmiştir. Türk vergi sistemine göre genel kanaate ve varsayımlara dayalı olarak vergilendirme yapılması mümkün bulunmamaktadır. Vergi Usul Kanununda usul ve esasları belirtilen tarh şekillerinin uygulanabilmesi için gerçek veya gerçeğe en yakın biçimde vergiyi doğuran olayın ortaya çıkarılması ve bununla ilgili somut...