Fazla ve yersiz olarak tahsil edilen vergilerin red ve iadesi hk.
Danıştay 4. Daire E. 2001/4964 K. 2002/3320 T. 23.10.2002 FAZLA VE YERSİZ OLARAK TAHSİL EDİLEN VERGİ FAZLA VE YERSİZ OLARAK TAHSİL EDİLEN VERGİLERİN RED VE İADESİ HK. 213/md. 112 , 120 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Varisleri ........ İstemin Özeti: Eczacılık faaliyetinde bulunan davacıların murisinin 1997 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu re'sen salınan gelir vergisi, geçici vergi, nedeniyle tahakkuk ettirilen gecikme faizine karşı dava açılmıştır. .... Vergi Mahkemesi 19.7.2001 günlü ve E: 2000/557, K: 2001/262 sayılı kararıyla; ikmalen ve re'sen yapılan tarhiyatlara karşı dava açılmayarak kesinleşen vergilerin ödenmiş olmasının, bu tarhiyat nedeniyle tahakkuk eden gecikme faizine karşı dava açılmasına engel teşkil etmeyeceği, bu bağlamda tarhiyatın esası incelendiğinde olayda, inceleme elemanı tarafından düzenlenen raporla ilaç emtiasında dönem içi alışları ve bu alışlarda yapılan iskontoların oranlanması sonucu % 49 kar oranı bulunduğundan hareketle kazanç tespit edildiği, ilaç dışındaki emtia için murisin % 30 kar oranı bulunduğu yolundaki ifadelerinden yola çıkılarak matrah farkı saptandığı, ancak yükümlünün defter ve belgelerinin gerçeği yansıtmadığına yönelik somut bir tesbit ortaya konulamadığı, sadece matematiksel kar oranı ve soyut ifadelerden hareketle saptanan matrah farkında isabet görülmediğinden bu matrah farkına göre tarh dilmesine rağmen hukuken hiç doğmamış bulunan, fakat ihtilaf yaratılmayarak ödenmiş olan gelir vergisi ve aslı aranmayan geçici vergiden dolayı tahakkuk ettirilen gecikme faizinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle kaldırılmasına karar vermiştir. Davalı İdare, tahakkuk ettirilen gecikme faizinin yasal olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: İnceleme raporuna dayanılarak re'sen salınan ve varisler tarafından da dava konusu yapılmamak suretiyle kesinleşen ve ödenen gelir vergisine bağlı olarak hesaplanan gecikme faizinde hukuka aykırılık bulunmadığından, vergi mahkemesi kararının vergi aslına bağlı gecikme faizine ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: Davacıların murisleri adına 1997 takvim yılı için re'sen salınan ve ihtilafsız ödenen gelir vergisi ve fon payı ile aslı aranmayan geçici vergi nedeniyle tahakkuk ettirilen gecikme faizine karşı açılan davayı, olayda re'sen takdir nedeni bulunmadığından hukuken hiç doğmamış olan gelir vergisi ve geçici vergi nedeniyle gecikme faizi tahakkuk ettirilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle kabul eden mahkeme kararının bozulması istenilmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 112 nci maddesinin 3 üncü bendinde, ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatlarda; dava konusu yapılmaksızın kesinleşen vergilere, kendi vergi kanunlarında belirtilen ve tarhiyatın ilgili bulunduğu döneme ilişkin normal vade tarihinden itibaren, son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar geçen süreler için 6183...