İhtiyati haciz kararının uygulanabilmesi için kamu alacağının kesinleşmesinin şart olmadığı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2001/3305 K. 2002/1173 T. 20.3.2002 İHTİYATİ HACİZ ALACAĞIN KESİNLEŞMESİ İHTİYATİ HACİZ KARARININ UYGULANABİLMESİ İÇİN KAMU ALACAĞININ KESİNLEŞMESİNİN ŞART OLMADIĞI HK. 6183/md. 9 , 13 , 17 Temyiz Eden: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: ..... Vekili: Av. .... İstemin Özeti: Davacının murisinin yönetim kurulu üyesi olduğu .... Anonim Şirketi'nin 1994-1995 yılı işlemlerinin incelenmesi sonucu davacının gayrimenkulü üzerinde tesis edilen ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. .... Vergi Mahkemesi 9.5.2001 günlü ve E: 2000/1705, K: 2001/732 sayılı kararıyla; kanuni temsilcinin sorumluluğunun belirlendiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesi hükmü karşısında dava konusu ihtiyati haciz işleminin dayanağını teşkil eden vergi borcundan dolayı kanuni temsilciye başvurulabilmesi için; idare tarafından Kanunun kendisine tanıdığı tüm yetkiler kullanılarak, asıl borçlu olan şirkete ait mevcut mal varlığının tespit edilmesi yoluyla borcunu karşılayacak değerde malı olup olmadığının belirlenmesi, karşılayamıyorsa bu imkansızlığa ilişkin fiili durumun belgelenmesi bu suretle şirket nezdinde yapılması gereken takibata ilişkin safhaların tamamlanması ve borcun şirketten tahsili olanağının kalmadığının saptanması gerekirken, olayda; söz konusu imkansızlığın, hukuken geçerli, kesin ve somut ölçülerle kanıtlanamadığının görüldüğü, bu aşamada şirket borcundan dolayı takibi mümkün olmayan davacıya ait gayrimenkul üzerine uygulanan ihtiyati haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal etmiştir. Davalı İdare, ihtiyati haczin amme alacağının korunması amacına yönelik geçici bir tedbir niteliği taşıdığını, borcu karşılayacak bir teminatın yatırılması durumunda ihtiyati haczin ortadan kalkacağını ileri sürmekte ve kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Tetkik Hakimi ....'un Düşüncesi: Olayda murisin yönetim kurulu üyesi bulunduğu şirket hakkında yapılan inceleme sonunda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 344 üncü maddesi kapsamında bir tarhiyat yapılması için gerekli işlemlere başlanmış olması nedeniyle ihtiyati haciz kararı alınmıştır. Mevcut düzenlemeler karşısında şirket hakkında uygulanan ihtiyati haciz nedeniyle şirket yönetim kurulu üyesi bulunan muris hakkında da ihtiyati haciz uygulanması mümkün olup, aksi yönde verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: .... A.Ş.nın 1994-1995 yılı hesaplarının incelenmesi sonucu düzenlenen inceleme raporuna istinaden şirket yönetim kurulu başkanının varislerinden olan davacı hakkında 6183 sayılı Yasanın 9. ve 13. maddeleri uyarınca uygulanan ihtiyati haciz işlemine karşı açılan davayı kabul eden mahkeme kararının bozulması istenilmektedir. 6183 sayılı Yasanın 3. maddesinde, kamu borçlusu veya borçlu teriminin, kamu alacağını ödemek zorunda olan gerçek ve tüzel kişiler ile bunların kanuni temsilcileri ve mira...