Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında geçmiş yıllara dayanan düzenli bir ticari ilişki yaşandığını, bu ticari ilişki içerisinde çeşitli alış verişlere ilişkin çek ve bonolar keşide edildiğini, taraflar arasında bu çek ve bonolar sık sık kullanıldığını, ancak bir takım bonoların ve ciro edilmiş çeklerin tahsil edilememesi ile birlikte davalı tarafından müvekkile aleyhine icra takipleri başlatılmış olup söz konusu icra takip bilgilerinin İzmir .... İcra Dairesi .../... E. (23.400 TL Asıl Alacak); İzmir .... İcra Dairesi .../... E. (28.400 TL Asıl Alacak); İzmir .... İcra Dairesi .../... E. (20.500 USD Asıl Alacak) olduğunu, yukarıda bilgileri sunulu icra takipleri müvekkili aleyhine başlatıldıktan sonra müvekkili tarafından tüm...
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/257 KARAR NO : 2022/498
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 23/03/2022 KARAR TARİHİ : 23/06/2022
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında geçmiş yıllara dayanan düzenli bir ticari ilişki yaşandığını, bu ticari ilişki içerisinde çeşitli alış verişlere ilişkin çek ve bonolar keşide edildiğini, taraflar arasında bu çek ve bonolar sık sık kullanıldığını, ancak bir takım bonoların ve ciro edilmiş çeklerin tahsil edilememesi ile birlikte davalı tarafından müvekkile aleyhine icra takipleri başlatılmış olup söz konusu icra takip bilgilerinin İzmir .... İcra Dairesi .../... E. (23.400 TL Asıl Alacak); İzmir .... İcra Dairesi .../... E. (28.400 TL Asıl Alacak); İzmir .... İcra Dairesi .../... E. (20.500 USD Asıl Alacak) olduğunu, yukarıda bilgileri sunulu icra takipleri müvekkili aleyhine başlatıldıktan sonra müvekkili tarafından tüm bu icra takiplerine ilişkin borçlar ödenmiş ve icra dosyalarının kapatıldığını, taraflar arasındaki ilişki tamamen ticarete dayalı olduğundan, mal veya hizmet karşılığı ödenen her tutarın vergiye tabi olduğunu, davalının icra takibi ile müvekkilinden talep ettiği ticari alacaklar da KDV ve diğer vergiler dahil tutarlardan ibaret olduğunu, her ne kadar müvekkilinin yaptığı ödemelerin icra takibi üzerinden de olsa, müvekkili ticari ilişkiye dayalı olarak bu ödemeleri gerçekleştirdiğini, bu nedenle de icra dosyasına ilişkin yaptığı ödemeleri, vergi mükellefiyeti gereği gelir idaresi başkanlığına beyan ettiğini ve vergi yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalı, icra takibi aracılığı ile müvekkilinin tahsil ettiği KDV dahil olan ticari alacağına ilişkin Fatura düzenlemeyi ve faturayı müvekkile ibraz etmeyi reddettiğini, müvekkilinin bu hususta davalıyı ilgili vergi idaresine ihbar etmiş olsa da ödemiş olduğu ticari bedellerin faturalarını alamadığını ve buna bağlı olarak da vergi iadesi gerçekleştiremeyerek yüklü miktarda vergiyi haksız bir şekilde ödemek zorunda kaldığını, davalının mal ve hizmetin teslim edilmesi ve icra takibi aracıyla mal ve hizmet karşılığının ödenmesine rağmen Vergi Usul Kanunu Md. 231'i ihlal etmiş ve müvekkiline fatura düzenlenmediğini, müvekkilinin KDV'den kaynaklı maddi zararının davalıya rücu edilmesi için iş bu davayı açma zorunluluğumuz doğduğunu, müvekkilinin yukarıda bilgileri sunulu icra takiplerini, asıl alacakları, takip giderleri, faizleri, harç ve vergileri, vekalet ücretleri ve tüm fer'ileri ile birlikte ödeyerek dosyaları kapattığını, ancak müvekkilinin icra dosyasına gerçekleştirdiği bu ödemelerin hangi kısımlarının davalı tarafından faturalandırılacağı, USD bazında yapılan ödemenin hangi tarih kuruna göre faturalandırılacağı ve tüm bu ödemelerin hangilerinin 3065 sayılı KDVK gereği vergi indirimine tabi olduğu hususlarının tespiti teknik bilgi gerektiren ve ayrı...