Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Danıştay/E. 2001/2226 · K. 2002/2990
DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

Esas No:2001/2226 Karar No:2002/2990

E. 2001/2226K. 2002/299025 Eylül 2002
kesinleşmiş amme alacağıödeme emritebligat kanunu
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Karar Özeti

Kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin yasal olduğu, tebligat kanununa aykırı olarak yapılan tebligat nedeniyle kesinleşmiş kamu alacağından söz edilemeyeceği hk.

Karar Metni

Danıştay 4. Daire E. 2001/2226 K. 2002/2990 T. 25.9.2002 KESİNLEŞMİŞ AMME ALACAĞI ÖDEME EMRİ TEBLİGAT KANUNU KESİNLEŞEN AMME ALACAĞININ TAHSİLİ AMACIYLA DÜZENLENEN ÖDEME EMRİNİN YASAL OLDUĞU, TEBLİGAT KANUNUNA AYKIRI OLARAK YAPILAN TEBLİGAT NEDENİYLE KESİNLEŞMİŞ KAMU ALACAĞINDAN SÖZ EDİLEMEYECEĞİ HK. 6183/md. 58 213/md. 94 Temyiz Eden: .... Karşı Taraf: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: 1989-1993 yıllarına ilişkin beyannamelerini vermeyen davacı adına re'sen yapılan tarhiyatların kesinleşmesi ve vadesinde ödenmemesi nedeniyle tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenip, tebliğ edilmiştir. .... Vergi Mahkemesinin 18.12.2000 günlü ve E: 2000/914, K: 2000/2051 sayılı kararıyla; olayda, davacının ilgili dönemlere ilişkin gelir vergisi ve katma değer vergisi beyannamelerini vermemesi nedeniyle dönem matrahının tespiti için takdir komisyonuna başvurulması sonucu belirlenen matrah üzerinden tarh edilen vergiler için düzenlenen ihbarnamelerin bir kısmının davacıya bir kısmının ise aynı adreste ablasına tebliğ edildiğinin tartışmasız olduğu ve tarhiyata karşı dava açılmadığı, davacı iddialarının ancak tarhiyata karşı açılmış bir davada incelenebileceği bu durumda kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin yasal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, ilgili yıllarda herhangi bir faaliyeti bulunmadığını ve ihbarnamelerin tebligatının usulsüz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Olayda, ödeme emirlerinin dayanağı ihbarnamelerin tebliği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak yapılmış olup, ortada kesinleşmiş bir amme alacağından söz edilemeyeceği gibi davacının ilgili yıllarda faaliyeti olduğu yolunda bir tespitte de bulunulmadığından ödeme emri ile istenilen vergi ve cezaların 6183 sayılı Kanunun 58 inci madde uyarınca "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden davanın reddi yolunda verilen mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: Uyuşmazlık, 1990, 1991, 1992, 1993 yıllarına ait gelir vergisi geçici vergi, fon payı ve katma değer vergisi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine karşı açılan davayı reddeden mahkeme kararının bozulması istemine ilişkindir. Davacı tarafından yapmakta olduğu nalburiye işini 1990 yılında terk ettiği, sahibi bulunduğu nakliye aracını ise ancak 1995 yılında satabildiği 1990-1993 yılları arasında hiç bir ticari faaliyeti olmadığı iddia edilmekte, olup, idarece davacının ilgili yıllarda ticari faaliyette bulunduğu yolunda herhangi bir tespit yapılmadığı gibi 30.11.1994 günlü yoklama tutanağı ile işyeri adresine defalarca gidildiği halde işyerinin devamlı kapalı olduğu, çevreden yapılan araştırmada işyerinin yaklaşık iki yıldır kapalı olduğu ve davacının bir inşaatta çalışmakt...

Atıf Yapılan Mevzuat

full_scan_v1Kanun

213 sayılı Vergi Usul Kanunu, m. 94

Tebliğ mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine

full_scan_v1Kanun

7201 sayılı Tebligat Kanunu, m. 58

Tebliğ vaktinde yapılmaz veya tebliğ mazbatası muayyen zamanda

Benzer Kararlar

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2002/3535 · K. 2004/3586

27 Mayıs 2004

DanıştayDanıştay 7. Daire Kararları

E. 2000/3895 · K. 2002/2827

18 Eylül 2002

DanıştayDanıştay 4. Daire Kararları

E. 2003/2109 · K. 2004/615

30 Mart 2004

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2005/1798 · K. 2005/1895

7 Temmuz 2005

DanıştayDanıştay 7. Daire Kararları

E. 2006/1290 · K. 2007/3914

3 Ekim 2007

DanıştayDanıştay 9. Daire Kararları

E. 2007/1447 · K. 2008/4435

7 Ekim 2008