Vergi borcunun şirketten tahsil olanağının kalmadığı anlaşılmadan kanuni temsilci adına ödeme emri çıkarılamayacağı hk.
Danıştay 4. Daire E. 2000/1332 K. 2001/1288 T. 5.4.2001 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU VERGİ BORCUNUN ŞİRKETTEN TAHSİL OLANAĞININ KALMADIĞI ANLAŞILMADAN KANUNİ TEMSİLCİ ADINA ÖDEME EMRİ ÇIKARILAMAYACAĞI HK. 213/md. 10 Temyiz Eden: ... Karşı Taraf: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: ... Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketinin vadesinde ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket müdürü olan davacı adına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca 13.6.1996 gün ve 96/8727, 8.11.1997 gün ve 97/13992, 13993, 23.7.1998 gün ve 98/28191 - 28194 sayılı ödeme emirleri tebliğ edilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 24.11.1999 günlü ve E: 1999/466, K: 1999/1556 sayılı kararıyla; davacıdan ödeme emriyle istenilen vergi ve buna bağlı alacakların, borçlu şirket tarafından beyan edildiği halde ödenmeyen ve yargı kararlarıyla kesinleşen fakat tahsil edilemeyen alacaklar olduğu, davacının söz konusu alacakların şirketten tahsil edilebileceği ve ilgili dönemlerde şirket müdürü olmadığı, şirketin tasfiyeye girdiği şeklinde bir iddiasının bulunmadığı, davacının yasal ödevlerini yerine getirmediği ve alacağın şirketten de tahsil imkanı kalmadığının açık bulunduğu bu durumda 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emrinin yasal olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Davacı kanuni temsilcinin sorumluluğuna gidilebilmesi için kasıt ve ihmalin bulunması gerektiğini, şirketin ticari faaliyetinin bulunmadığını, dolayısıyla vergi borcunun doğmadığını ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 10 uncu maddesi uyarınca tüzel kişilerden tahsil edilemeyen vergi borçları nedeniyle kanuni temsilcilerin sorumlu tutulabilmesi için öncelikle şirket tüzel kişiliğinden alacağın tahsil olanağının kalmamış olması gerekmektedir. Dosya içeriğinden davacının temsilcisi bulunduğu şirket hakkındaki takibin tamamlanmadığı anlaşıldığından mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı ...'in Düşüncesi: ... Tekstil San. ve Tic. Ltd. Ş. nin kanuni temsilcisi sıfatıyla VUK. nun 10. maddesi uyarınca yükümlü adına düzenlenen, 98/2891-2892-2893-2894, 97/13993-13992 ve 96/8727 sayılı ödeme emirlerine yönelik 1993 Ekim ayından beri şirketin fiilen faaliyetini durdurduğu ve işyerini de kapattığı iddialarıyla açılan dava vergi mahkemesince reddedilmiş olup, dosyanın incelenmesinden ödeme emirlerinin içeriği kamu alacaklarının, beyan edilip te ödenmeyen vergi ve fonlar ile, resen takdir yoluyla salınan ve şirketçe süresinde dava konusu yapılmayarak ya da Vergi Mahkemesince kısmen onanıp temyiz edilmeyerek kesinleşen vergi, fon ve cezalar olduğu anlaşıldığından, kesinleşen ve şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanı kalmayan Kamu borçlarının VUK. nun 10. maddesi uyarınca kanuni temsilciden istenilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığından temyiz istemin...