Vergi borcunun şirketten tahsilinin imkansız olduğu ortaya konulmadan ödeme emri düzenlenemeyeceği hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 1999/991 K. 1999/3203 T. 21.9.1999 LİMİTED ŞİRKET ORTAKLARININ SORUMLULUĞU KANUNİ TEMSİLCİLERİNİN SORUMLULUĞU VERGİ BORCUNUN ŞİRKETTEN TAHSİLİNİN İMKANSIZ OLDUĞU ORTAYA KONULMADAN ÖDEME EMRİ DÜZENLENEMEYECEĞİ HAKKINDA. 6183/md. 35 Temyiz Eden : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : ... İstemin Özeti : Davacının ortağı bulunduğu .... Endüstrisi Müh. Bilgi İşlem Ltd. Şti'nin 1995 yılına ilişkin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla ödeme emri düzenlenip, tebliğ edilmiştir. .... Vergi Mahkemesi, 24.12.1998 günlü ve E: 1998/221, K: 1998/330 sayılı kararıyla; davacının şirkette % 10 oranında hisseye sahip olduğu, şirket işlemlerinin incelenmesi amacıyla istenilen defter ve belgelerin ibraz edilmemesi üzerine re'sen tarhiyat yapılarak ihbarnamelerin davacıya tebliğ edildiği, dava açılmaması ve ödemede bulunulmaması sonucu ödevli şirketle birlikte davacının da adı yazılarak ödeme emri düzenlendiği, amme alacağının şirketten tahsil edilemediği yolunda herhangi bilgi ya da belge ibraz edilmediği, vergi borcunun şirketten tahsilinin imkansız olduğu ortaya konulmadan ödeme emri düzenlenemeyeceği, ödeme emrine konu verginin ilişkin bulunduğu dönemde yürürlükte olan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca limited şirket ortaklarının şirket borçlarından koydukları sermaye oranında sorumlu oldukları, 29.7.1998 tarihinde anılan kanun maddesinde 4369 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle yapılan değişiklikle, limited şirket ortaklarının, limited şirketin borçlarından hissesi oranında sorumlu tutulduğu, ancak bu değişikliğin uyuşmazlık dönemine uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Davalı İdare, davacının şirketteki hissesi oranında şirket borçlarından doğrudan sorumlu olduğunu ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Savcısı ....'in Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir. Bu nedenle, temyiz isteminin reddine 21.9.1999 gününde oybirliğiyle karar verildi. -----------o--------- kanun 6183 madde 6...