Tüzel kişilere yapılacak tebliğlerin öncelikle müdür veya kanuni temsilcilere yapılması, bunların bulunmaması durumunda işyerinde bulunan memur veya müstahdemlerden birine yapılması gerektiği hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 1999/5915 K. 2000/499 T. 15.2.2000 TEBLİGAT TÜZEL KİŞİLERE YAPILACAK TEBLİGAT TÜZEL KİŞİLERE YAPILACAK TEBLİĞLERİN ÖNCELİKLE MÜDÜR VEYA KANUNİ TEMSİLCİLERE YAPILMASI, BUNLARIN BULUNMAMASI DURUMUNDA İŞYERİNDE BULUNAN MEMUR VEYA MÜSTAHDEMLERDEN BİRİNE YAPILMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 94 Temyiz Eden : .... Tüketim Malları Paz. A.Ş. Vekili : Av. ... Karşı Taraf : ... Kurumlar Vergi Dairesi Başkanlığı İstemin Özeti : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 ncü maddesinde belirtilen belgeleri düzenlemediği ileri sürülen davacı şirket adına 1998 yılı için özel usulsüzlük cezası kesilmiştir. .... Vergi Mahkemesi 13.9.1999 günlü ve E: 1999/43, K: 1999/1089 sayılı kararıyla; 5.12.1998 tarihinde tebliğ olunan vergi ve ceza ihbarnamelerine otuz günlük dava açma süresi geçirildikten sonra, 5.1.1999 tarihinde açılan davanın süre aşımı yönünden reddine karar vermiştir. Davacı şirket, tebligatın işyerinde bulunan müdürlere yapılması gerekirken, memurlarından birine yapıldığını, dolayısıyla bu tebliğin usulüne uygun bir tebliğ olmadığını, ıttılaı tarihine göre de, davanın süresinde açıldığını ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti: Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: Uyuşmazlık, dava konusu özel usulsüzlük cezasına ilişkin ihbarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilmediği, dolayısıyla davanın süresinde açılıp açılmadığına ilişkindir. 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Tebliğ Esasları" başlıklı 93. ve devamı maddesi hükümleri uyarınca tebliğin öncelikle yükümlünün kendisi, kanuni temsilcisi ya da umumi vekiline yapılması öngörülmüş, ancak bunlar bulunmadığı takdirde ikametgah adresinde bulunanlara veya yükümlünün iş yerinde çalışan memur ve müstahdemlerine de tebligat yapılabileceği kabul edilmiştir. Olayda, ceza ihbarnamesinin davacı şirketin iş yerinde "...." adlı şahsa tebliğ edildiği, tebligatın yapılacağı sırada şirketin kanuni temsilcilerinin iş yerinde bulunmadığına ilişkin bir açıklamaya yer verilmediği gibi adı geçen kişinin davacı şirketin memur yada müstahdemi olduğu yolunda bir tespitin de yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davacı şirketin dava konusu özel usulsüzlük cezasına ait ihbarnameden dava dilekçesinde gösterilen 7.12.1998 tarihinde haberdar olduğunun kabulü ile davanın esastan incelenerek sonuçlandırılması gerekirken süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen kararda hukuka uygunluk görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile temyize konu vergi mahkemesi kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'ın Düşüncesi: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 94 ncü maddesi uyarınca tüzel kişilere yapılacak tebligatın öncelikle Başkan, Müdür veya kanuni temsilcilerine yapılması, bunların bulunmaması halinde işyerinde çalışan memur veya müstahdemlere yapılması gerekmektedir. Olayda, tebligatın yapılacağı sırada şirketin kanuni temsilcilerinin iş yerinde bulunmadığına ilişki...