Şirketi temsil yetkisinin murahhas ve müdürlere bırakılmış olması halinde, kamu alacağının bunlardan takip ve tahsil edilmesi gerektiği hk.
Danıştay 11. Daire E. 1998/4697 K. 2000/745 T. 24.2.2000 TEMSİL YETKİSİ KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU ŞİRKETİ TEMSİL YETKİSİNİN MURAHHAS VE MÜDÜRLERE BIRAKILMIŞ OLMASI HALİNDE, KAMU ALACAĞININ BUNLARDAN TAKİP VE TAHSİL EDİLMESİ GEREKTİĞİ HK. 6183/md. 35 213/md. 10 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf : .... Vekili : Av. .... İstemin Özeti : Yönetim kurulu üyesi oldukları .... Giyim Sanayi Anonim Şirketi'nin 1995 yılının Mart ve Ekim dönemine ilişkin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesi hükmü uyarınca ödeme emri düzenlenmiştir. .... Vergi Mahkemesinin 2.7.1998 gün ve E: 1998/166, K: 1998/813 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Kanunun 1. maddesinde, bu Kanunun vergi dahil tüm kamu alacaklarının tahsil usulünü düzenlediği belirtilmiş olmakla, aynı Kanunun mükerrer 35. maddesinin de vergi ve buna bağlı alacaklar için uygulanabilmesi mümkünse de, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesinin özel nitelikli bir tahsil hükmü olan 2. fıkrası zımnen veya açık olarak ilga edilmediği sürece, 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35. maddesinin vergi alacakları için uygulanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir. Vergi dairesi müdürlüğü tarafından, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin yasal olduğu ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp Vergi Mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'un Düşüncesi: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince işin gereği görüşüldü: Olayda her ne kadar mahkemece 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesi hükmü karşısında, 6183 sayılı Yasanın mükerrer 35. maddesinin vergi ve buna bağlı alacaklarda uygulanamayacağı gerekçesiyle davacı adına düzenlenen ödeme emrinin iptaline karar verilmişse de, anılan yasaların yürürlük tarihleri dikkate alınmak suretiyle her iki düzenlemenin de vergi alacaklarında uygulama olanağının bulunduğu, ancak şirket tüzel kişiliğinden tahsil imkanı kalmadığı anlaşılan amme alacağının söz konusu kanun hükümleri uyarınca kanuni temsilcilerden istenebilmesi için, adına ödeme emri düzenlenecek olan kişinin amme alacağının ilişkin olduğu dönemlerde borçlu şirketi temsil yetkisinin bulunması gerekir. Türk Ticaret Kanununun 317. maddesinde, anonim...