Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında davalının taahhüdü altında bulunan,---- işine ait elektrik ve elektronik tesisat işlerinin taşeron olarak ---- tarihli temin ve tedarik sözleşmesi ile davalı tarafından davacı şirkete verildiğini, bu sözleşme gereği müvekkilinin üstlendiği işi bitirmek suretiyle davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafın davacının iradesini sakatlama yolu ile müvekkilini dava dışı ----- yönlendirdiğini, davalı ile olan ilişkiyi müvekkilinin iradesinin sakatlanması ve yanıltılması nedeniyle --- tarihli protokol ile tasfiye yoluna gidildiğini, dava dışı ------ tarafından imzalanarak müvekkiline ---- verildiğini ancak ibraz edilen ---- karşılıksız çıktığını, ibranın müvekkilinin yanıltılması sebebine dayandığından geçersiz...
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2015/1213 Esas KARAR NO: 2022/368 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 04/02/2013 KARAR TARİHİ: 27/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında davalının taahhüdü altında bulunan,---- işine ait elektrik ve elektronik tesisat işlerinin taşeron olarak ---- tarihli temin ve tedarik sözleşmesi ile davalı tarafından davacı şirkete verildiğini, bu sözleşme gereği müvekkilinin üstlendiği işi bitirmek suretiyle davalı tarafa teslim ettiğini, davalı tarafın davacının iradesini sakatlama yolu ile müvekkilini dava dışı ----- yönlendirdiğini, davalı ile olan ilişkiyi müvekkilinin iradesinin sakatlanması ve yanıltılması nedeniyle --- tarihli protokol ile tasfiye yoluna gidildiğini, dava dışı ------ tarafından imzalanarak müvekkiline ---- verildiğini ancak ibraz edilen ---- karşılıksız çıktığını, ibranın müvekkilinin yanıltılması sebebine dayandığından geçersiz olduğunu, esasen muhataplarının davalı taraf olduğunu ve alacaklarının da daha fazla olduğunu iddia ile HMK'nın 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası açarak şimdilik ---- davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili ----- havale tarihli cevap dilekçesinde; iş bu davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, yetkili mahkemenin----- Mahkemeleri olduğu, müvekkil aleyhine açılan iş bu davada ileri sürülen veya kanıtlanmış iddialar bu bulunmamaktadır, mesnetsiz ve haksız açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın görüldüğü ------- esas sayılı dosya üzerinden mahkememizce " 1-HMK'nın 109/2 maddesi uyarınca talep konusunun miktarı taraflar arasında tartışmasız ve açıkca belli ise kısmi dava açılamayacağını hükme bağlamış olup , alacağın miktarı tartışmasız ve açıkca belli olduğu anlaşılmakla kısmi dava açmada davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar (dava şartı ) yönünden reddine, " dair karar verildiği, ---------- sayılı kararı ile mahkememiz kararının onanmasına karar verildiği ancak karar düzeltme talebi üzerine yapılan inceleme sonucunda aynı dairenin ------karar sayılı ilamı ile "davacının kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından söz edilemeyeceği için işin esasına girilmesi gerektiği halde yazılı şekilde usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kaldı ki, ----- olup alacak miktarı belirli ise dahi kısmi dava açılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Belirtilen nedenlerle onama kararının kaldırılarak kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile hükmün bozularak dosyanın mahkememize gönderildiği ve ----- esas sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Taraf teşkili sağlanmış, tarafların delilleri celp edilerek ayrı ayrı incelenmiş, taraf tanıklarının beyanları alınmıştır. Davacı vekiline kendilerini ibra sırasında davalı tarafın yanılttığı olayları tek tek anlatmadığından ve bu nedenle de yeni BK'nın 31 (eski BK 24.) yazılı esaslı ...