KanunÎ temsilcilerin ödenmeyen amme borçlarından dolayı sorumlu olacakları hakkında.
Danıştay 4. Daire E. 1998/1105 K. 1998/3997 T. 10.11.1998 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU KANUNÎ TEMSİLCİLERİN ÖDENMEYEN AMME BORÇLARINDAN DOLAYI SORUMLU OLACAKLARI HAKKINDA. 6183/md. 35 213/md. 10 Temyiz Eden : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... Karşı Taraf : ... Vekili : Av. ... İstemin Özeti : Yönetim kurulu üyesi bulunduğu ... Yayınlar Geliştirme Gazetecilik Anonim Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesine göre kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri tebliğ edilmiştir. ..... 8. Vergi Mahkemesi 26.11.1997 günlü ve E:1997/858, K:1997/2119 sayılı kararıyla; davalı İdarenin söz konusu ödeme emrinin 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesi uyarınca düzenlendiğini ileri sürdüğü, ancak ilgili maddenin 25.5.1995 tarihinde yürürlüğe girdiği, Kanun'un yürürlük tarihinden önceki dönemlere uygulanamayacağı, ayrıca bu madde uyarınca kanuni temsilcisinin takip edilebilmesi için amme alacağının şirketten tahsil imkanının kalmamış olması, tahsil imkansızlığının tespitinin kesin hukuki esaslara dayanması ve bu kapsamda 6183 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi gereğince aciz fişi düzenlenmesi gerektiği, dosya içeriğinden ödevli şirket hakkında bu işlemlerinin yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, vergi borçlarının ilişkin bulunduğu dönemde davacının İngiltere dışına çıkışının yasaklandığı gerekçesiyle ödeme emrinin iptaline karar vermiştir. Davalı İdare, borçlu şirketin menkul mallarının haczedildiğini ve satıldığını, borcun tamamının tahsil edilemediğini, başkaca menkul ve gayrimenkulüne rastlanılmadığını ileri sürmekte, kararın bozulmasını istemektedir. Savunmanın Özeti : Yasal dayanaktan yoksun bulunan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. Danıştay Savcısı .....'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp vergi mahkemesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında, anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenle temyiz isteminin reddi ile vergi mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ...'ın Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dördüncü Dairesince gereği görüşüldü: Uyuşmazlık, davacının kanuni temsilcisi olduğu anonim şirketin ödenmeyen vergi borçları nedeniyle 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 inci maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emrinin yerinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un mükerrer 35 inci maddesinde "Tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen...