Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... ... plakalı aracın davalıdan İzmir ilinde .../.../... tarihinde satın alındığı, aracın Ankara iline götürüldüğü, bu sırada araçta arıza uyarısı ve harici seslerin duyulduğu, bunun üzerine aracın servise götürüldüğü, serviste yapılan incelemede aracın bazı parçalarının hasarlı olduğu, orjinal olmadığı ve ayıplı olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda dava dışı servise ödemeler yapıldığı, davalının bu durumu satış aşamasında gizlediği, gizli ayıp nedeniyle yapılan harcamanın davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği, ayrıca davalının aracın kullanılamadığı süre nedeniyle meydana gelen zarar ve satış bedeline etki eden ayıp nedeniyle bedel indiriminden sorumlu olduğunu belirterek davalıdan...
T.C. İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/342 KARAR NO : 2022/563
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 29/04/2022 KARAR TARİHİ : 24/06/2022
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ... ... plakalı aracın davalıdan İzmir ilinde .../.../... tarihinde satın alındığı, aracın Ankara iline götürüldüğü, bu sırada araçta arıza uyarısı ve harici seslerin duyulduğu, bunun üzerine aracın servise götürüldüğü, serviste yapılan incelemede aracın bazı parçalarının hasarlı olduğu, orjinal olmadığı ve ayıplı olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda dava dışı servise ödemeler yapıldığı, davalının bu durumu satış aşamasında gizlediği, gizli ayıp nedeniyle yapılan harcamanın davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği, ayrıca davalının aracın kullanılamadığı süre nedeniyle meydana gelen zarar ve satış bedeline etki eden ayıp nedeniyle bedel indiriminden sorumlu olduğunu belirterek davalıdan 126.007,49 TL'nin tahsil edilmesini talep etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının tacir olmadığı, mahkemenin görevli olmadığı, davacının hangi seçimlik hakkını kullandığının dilekçe içeriğinden anlaşılamadığı, araçta bulunan kusurların davacı tarafından bilindiği, ayıp iddiasının haksız ve kötüniyetli olduğu, araçta ayıp bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DAVA: Dava araç satım sözleşmesinden kaynaklanan gizli ayıp iddiasına dayanan bedelde indirim, araç mahrumiyet ve munzam zararların tazmini isteğine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı Kanunu'un 5/3. maddesinde Asliye ticaret mahkemesi ile Asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır hükmüne yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler karşısında, Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde bulunduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının TTKde ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmam...