Borçlu şirketin adresinde bulunamadığı hususunun 213 sayılı kanunun 102'nci maddesinde belirtilen kişiler huzurunda ve anılan kişilerin imzalarıyla tespit edilmediği anlaşılmış olup, olayda ilanen tebliğ şartları oluşmadığından, şirket adına düzenlenen ödeme emirleriyle istenen kamu alacağının, borçlu şirkete usulüne uygun olarak duyurulduğundan ve kesinleştiğinden söz edilemeyeceği; bu durumda davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk görülmediğinden, aksi gerekçeyle verilen vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği hakkında.
Danıştay 3. Daire E. 2015/4482 K. 2015/8437 T. 19.11.2015 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU TEBLİGAT USULSÜZ TEBLİGAT İLANEN TEBLİĞ BORÇLU ŞİRKETİN ADRESİNDE BULUNAMADIĞI HUSUSUNUN 213 SAYILI KANUNUN 102'NCİ MADDESİNDE BELİRTİLEN KİŞİLER HUZURUNDA VE ANILAN KİŞİLERİN İMZALARIYLA TESPİT EDİLMEDİĞİ ANLAŞILMIŞ OLUP, OLAYDA İLANEN TEBLİĞ ŞARTLARI OLUŞMADIĞINDAN, ŞİRKET ADINA DÜZENLENEN ÖDEME EMİRLERİYLE İSTENEN KAMU ALACAĞININ, BORÇLU ŞİRKETE USULÜNE UYGUN OLARAK DUYURULDUĞUNDAN VE KESİNLEŞTİĞİNDEN SÖZ EDİLEMEYECEĞİ; BU DURUMDA DAVACI ADINA KANUNİ TEMSİLCİ SIFATIYLA ÖDEME EMRİ DÜZENLENMESİNDE HUKUKA UYGUNLUK GÖRÜLMEDİĞİNDEN, AKSİ GEREKÇEYLE VERİLEN VERGİ MAHKEMESİ KARARININ BOZULMASI GEREKTİĞİ HAKKINDA. 213/md. 10 , 93 , 102 , 103 İstemin Özeti: ........... Tekstil Sanayi ve Limited Şirketine ait özel usulsüzlük cezası borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen 10.6.2014 gün ve 5 takip numaralı ödeme emrinin 2009 yılına ilişkin 31.600-TL'lik kısmının iptali istemiyle dava açılmıştır. İzmir 3. Vergi Mahkemesinin 30.1.2015 gün ve E:2014/994, K:2015/131 sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emirleriyle istenen cezaların davacının kanuni temsilcisi olduğu şirketten tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinin gerek posta marifeti ile gerek memur eliyle tebliğ edilmek istendiği ancak muhatabın adresinde bulunamadığı, bu nedenle ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edilerek kesinleşen ve şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili için davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı tarafından, 1.8.2009 tarihinden önceki dönemler için özel usulsüzlük cezası kesilemeyeceği, tebligatın usulsüz yapıldığı, alacağın zaman aşımına uğradığı ileri sürülerek kararın bozulması istenmiştir. Savunmanın Özeti: Savunma verilmemiştir. Tetkik Hakimi: .................. Düşüncesi: Asıl borçlu şirkete alt iş yerinin kapalı olması nedeniyle gerek iadeye ilişkin tebliğ alındısının gerekse tutulan adres tespit tutanağının 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 102 nci maddesinde öngörülen usule uygun olarak düzenlenmediği, ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilip kesinleşen bir kamu alacağından da söz edilemeyeceğinden davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uygunluk görülmediğinden vergi mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Üçüncü Dairesince işin gereği görüşülüp düşünüldü: 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10'uncu maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, temsilcilerin bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi veya buna bağlı alacakların kanuni ödevlerini yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır. Kanu...